1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Karaca: Emek ve Özgürlük İttifakı seçim öncesinden daha büyük ihtiyaç – Ceren Bayar

Karaca: Emek ve Özgürlük İttifakı seçim öncesinden daha büyük ihtiyaç – Ceren Bayar

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Şireci Tekstil işçilerinin uzun süredir tanık olmadığımız biçimde kazanımla sonuçlanan grevinde Karaca, işçilerle birlikte direndi, sendikacı gibi taleplerini aktardı, milletvekili kimliğiyle kapıları açtırdı, aracı oldu, gazeteci kimliğiyle herkesin grevden haberdar olmasını sağladı. Tüm bunları yaparken Şireci Tekstil’in 6 gün süren grevinde işçilerin yanındaydı ve “işçi temsilcisi milletvekili” olarak kabul gördü.

Şireci Tekstil grevini ve daha fazlasını konuşmak üzere Meclis’teki odasında buluştuğumuz Karaca, Antep grevindeki kot pantolon, t-shirt, sandaletli fotoğraflarından çok farklı bir şekilde; mor elbisesiyle karşıladı bizi. Bu haliyle Meclis’in alıştığımız “koyu renk ceketli” profilinden de ayrışıyordu. Bir gazetecinin haber yazma hızıyla bilgisayarı başındaki mesaisini sürdürürken aslında Türkiye’de devam eden irili ufaklı, birçoğumuzun bilmediği grevlere ilişkin planlamalarını yapıyordu.

EMEP’li Sevda Karaca’nın işçi sınıfının devam eden grevlerden uzun yıllardır içinde yer aldığı kadın hareketinin önündeki güncel meselelere kadar tüm sorularımıza yanıtları şöyle oldu:

Adana’da tekstil işçisi bir ailede dünyaya geldiğinizi biliyoruz. Ailenizin, çocukluğunuzun ve ilk gençliğinizin bugünkü varoluşunuzda, politik duruşunuzda ne kadar etkisi oldu? Nasıl bir çocukluk ve gençlik geçirdiniz?

Annem, babam Adana’da çok büyük bir tekstil fabrikasında kalifiye işçiydi. Ben 9 yaşındayken Adana’dan Denizli’ye göç ettik. Çünkü tam o dönem Denizli’ye büyük teşvikler yağdırılarak yeni organize sanayi bölgeleri, yeni tekstil fabrikaları kuruluyordu ve nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyulan bir şehir haline gelmişti Denizli. Biz, 16 işçi ailesi Denizli’ye taşındık. O yaşlardayken bile sosyal haklara sahip olan bir işçi olmak ne demek anlıyordum. Adana’da fabrikanın kreşine gitmiştim, hasta olduğumuzda fabrika revirine giderdik, anne babamın az çok düzenli mesai saatleri vardı, tümüyle patron yanlısı olmasına rağmen sendika olduğu için işçilerin tazminat hakları, yan hakları korunuyordu. Bizimkiler Denizli’deki fabrikalarda çalışmaya başladıklarında tüm bunlardan yoksun, adeta bir kölelik sistemi içine de düştüler, onlarla beraber biz de öyle… Anne babayı göremez hale geldiğimiz, sürekli işsiz kalma tehdidinin, dolayısıyla daha da yoksullaşma riskinin tepemizde sallandığı, bir yandan okula giderken bir yandan kardeşlerime baktığım, annemin babamın neredeyse her hafta bir iş kazası yaşadıkları, sağlıklarını kaybettikleri koşullara düştük. Memleketteki şu ya da bu biçimde yaşanan her kriz, her ekonomik sarsıntıda annem, babam ya işten atılır ya da daha kötü koşullarda çalışmaya mahkum edilirdi. Çok iş, çok şehir değiştirdiler bu yüzden. Halen de çalışıyorlar hayatlarını idame ettirmek ve bir ev sahibi olabilmek için. Dolayısıyla bir işçi neler yaşar, işçilerin çocukları neler yaşar bizzat deneyimlemiş oldum. Bu açıdan çocukluğum ve ilk gençliğim; işçi sınıfının partisi olan Emek Partisi’nde örgütlenmemin arka planını oluşturuyor sanırım.

ODTÜ’de siyaset bilimi okuduğunuzu biliyoruz. Ama EMEP’de örgütlendikten sonra Evrensel’de gazetecilik yaptınız. Muhabirlikten editörlüğe Evrensel’in hemen hemen bütün kademelerinde çalıştınız. Neden gazetecilik yapmayı seçtiniz?

Evrensel gazetesi işçilerle, emekçilerle ilgili tüm meseleleri bu ülkede en yetkin biçimde ortaya koyma başarısını hâlâ sürdüren, bunda inat eden gazetelerden biri. Dolayısıyla hayata işçi sınıfının gözlükleriyle bakan biri olarak Evrensel gazetesinde çalışmak benim için bir şanstı. Hayatımda çok önemli bir yeri var Evrensel’in, Hayat Televizyonu’nun ve Ekmek ve Gül’ün. Dünyaya hangi noktadan, hangi perspektifle bakmam gerektiğini bana öğreten yerlerden biridir. İşçilere, emeğe, ezilmişliklere, eşitsizliklere dair tüm deneyim ve tartışmaları sistematik bir düşünce biçimine, diyalektik- materyalist bir analizle değerlendirmemi, eyleme dönüştürmemi sağlayan okulumdur Evrensel. Bugün Meclis’te ve sahada o deneyim beni çok besliyor.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Karaca: Emek ve Özgürlük İttifakı seçim öncesinden daha büyük ihtiyaç – Ceren Bayar
Yorum Yap

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Sosyal Medyada Biz