Ankara’da Orta Asya-Türkiye Forumu başladı

Yeşiltaş, uluslararası sistemin büyük bir dönüşümden geçtiği bir dönemde bir araya geldiklerini belirterek, belirsizlikler ve değişimin yaşandığı dönemde güvenilir ortaklar arasındaki diyaloğun sadece değerli değil, gerekli olduğuna dikkati çekti.

Forumun açılışında Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Murat Yeşiltaş, SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Nebi Miş, Özbekistan Cumhurbaşkanı Dış Politika Başdanışman Yardımcısı ve Orta Asya Uluslararası Enstitüsü Direktörü Javlon Vakhabov, Özbekistan’ın Ankara Büyükelçisi İlham Haydarov ve Türkiye’nin Taşkent Büyükelçisi Ufuk Ulutaş konuştu.

Türkiye ile Orta Asya ülkeleri arasındaki ilişkilerin bu zorluklara yanıt vermek için eşsiz bir biçimde şekillendirildiğini kaydeden Yeşiltaş, bağların yalnızca jeopolitik hesapların sonucu olmadığını, temelinde ortak mirasın, kültürün ve tarihin bulunduğunu dile getirdi.

Yeşiltaş, son 30 yıldır Türkiye ile Orta Asya ülkelerinin birçok farklı alanda işbirliği geliştirdiğine değinerek, Orta Asya’nın jeopolitik ve ekonomik olarak yükselişinin dönemin en önemli gelişmelerinden olduğunu ifade etti.

Orta Asya Türkiye için hayati bir ortak

Bölgenin bağlantısallık, enerji güvenliği, ulaştırma koridorları, tedarik zincirleri ve bölgesel istikrar açısından giderek daha merkezi hale geldiğine dikkati çeken Yeşiltaş, Türkiye’nin Orta Asya’yı yalnızca tarihsel öneme sahip komşu bir bölge olarak görmediğini, daha bağlantılı, müreffeh ve istikrarlı bir Avrasya için hayati bir ortak olarak değerlendirdiğini söyledi.

Yeşiltaş, bu tür forumların ortak geleceğin entelektüel temelini şekillendiren karar alıcılar, akademisyenler ve uzmanlar arasında diyalog için fırsat oluşturmaya katkı sağladığına değindi.

SETA Genel Koordinatörü Miş de güçlü siyasi kararlılığın ve liderler arasındaki düzenli diyaloğun ortak kimliği siyasal işbirliğine dönüştürdüğüne işaret etti.

Miş, küresel ekonominin değiştiğini, tedarik zincirlerinin, enerji güzergahlarının ve ulaşım ağlarının yeniden düzenlendiğini söyleyerek, böyle bir uluslararası çevrede güvene ve ortak değerlere dayalı ortaklıkların kültürel bağların ötesinde stratejik avantaj haline geldiğini belirtti.

ve değerli maden alanlarında Türkiye ve Orta Asya’nın işbirliklerinden bahseden Miş, altyapı, yatırım, boru hatları ve ticaret gibi alanların tek başına bölgeleri bir araya getiremediğine dikkati çekti.

Miş, coğrafi yakınlığı hakiki bir ortaklığa dönüştürenin ortak analizler olduğuna dikkati çekerek, bunun risklerin ortak bir şekilde değerlendirilmesini, uyumlu düzenleyici çerçeveleri ve dünyanın nereye doğru gittiğine dair ortak bir anlayışı gerektirdiğini kaydetti.

Güçlü ortaklıkların dürüst diyalogları gerektirdiğini vurgulayan Miş, zorluklara değinmenin karamsarlık değil, ciddi bir işbirliğinin başlangıcı olduğunu dile getirdi.

“Türkiye bağlantısallık açısından bölge için önemli”

Vakhabov da Orta Asya ülkelerinin yakında bağımsızlıklarının 35. yıl dönümünü kutlayacağını ve Türkiye’nin bu ülkelerin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve egemenliğini destekleme konusunda ön planda yer aldığını belirtti.

Türkiye’nin her zaman yakın bir dost, daha büyük piyasalar için bir köprü ve önemli bir siyasi, ekonomik ve kültürel ortak olduğunu vurgulayan Vakhabov, Türkiye’nin şu anda Orta Doğu, Orta Asya ve daha geniş Avrasya bölgesinde bölgesel bağlantısallık ve diyaloğa önemli katkılar sağlayan etkili bir aktör olduğunu dile getirdi.

Vakhabov, Özbekistan-Türkiye ilişkilerinin de güçlü siyasi irade, stratejik vizyon ve liderlerin kişisel kararlılığı ile kapsamlı bir stratejik ortaklığa dönüştüğünü vurguladı.

Exit mobile version