ABD’li yetkili İsrail’in güçlü ulus devletleri, özellikle de Arap devletlerini, tehdit olarak gördüğünü belirtti ve Suriye’deki tüm azınlıkların “Birlikte ve merkezi olarak güçlüyüz” diyecek kadar akıllı olduğunu düşündüğünü ifade etti.
ziyareti sırasında Amerikan (AP) haber ajansına konuşan Barrack, İsrail’in Suriye’de güçlü bir merkezi devletin egemen olması yerine parçalanmış bir Suriye’yi tercih ettiğini savundu.
Suriye’nin yıllarca süren iç savaştan ve mezhep çatışmaları döneminden henüz çıkmakta olduğunu belirten Barrack, yönetimiyle iş birliği yapmaya alternatif bir “B planına” sahip olmadıklarını kaydetti.
İsrail müdahalesi: ‘Kötü bir zamanlama’
İsrail’in Suriye’ye yönelik müdahalelerini de eleştiren Barrack, bunların kötü bir zamanlamayla gerçekleştiğini ve bölgede istikrar sağlama çabalarını zorlaştırdığını savundu.
Suriye’nin güneyinde Dürzi gruplar, silahlı Bedeviler ve hükümet güçleri arasında bir hafta süren çatışmalar sırasında İsrail, başkent Şam’daki Savunma Bakanlığı’nı ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın yakınlarındaki bir hedefi vurmuştu.
İsrail, Dürzi azınlığı korumak ve bu bölgenin Sünni silahlı güçlerin kontrolüne geçmesine izin vermemek amaçlı hareket ettiğini savunuyor.
AP mülakatında Barrack, İsrail’in Suriye’deki saldırılarının “ABD’ye sorulmadığını” ve ‘ın bu karara dahlinin olmadığını söyledi.
Ancak Barrack, İsrail’in askeri müdahalesinin “oldukça kafa karıştıran yeni bir fasıl açtığı” yorumunu yaptı.
ABD elçisi, “İsrail’in egemen bir ülkeye müdahalesini kabul edip etmeyeceğiniz de başka bir soru” diye konuştu.
Barrack ayrıca, Suriye’nin güneyindeki çatışmalarda “iki tarafın da öldürme, intikam ve katliamlarının kabul edilemez olduğunu” söyledi ve şunları ekledi:
“Bana göre mevcut hükümet sınırlı kaynaklarına rağmen, çeşitliliklere sahip bir toplumu biraraya getirme sürecinde ortaya çıkan sorunları çözmek adına elinden geleni yapıyor.”
Dürzi gruplar ve Bedevi aşiretler arasında İsrail sınırına yakın ‘da çatışmalar 13 Temmuz’da başladı.
merkezli Suriye Gözlemevi’ne (SOHR) göre çatışmalarda binden fazla kişi hayatını kaybetti.
Suriye, 2011’de patlak veren iç savaş öncesi 700 bin Dürziye ev sahipliği yapıyordu.
Azınlığın büyük kısmı hâlâ Süveyda vilayetinde yaşıyor.