Halil’in annesi Gülsüm Özçelik, oğlunun son anına kadar bilincinin açık olduğunu, en son üç gün önce ziyaret ettiğinde yine tepkiler verdiğini anlattı. Özçelik, “Ben geldim oğlum diyordum, hemen başını oynatıyordu, elimi tutmaya çalışıyordu. Doktorlar ‘bize tepki vermiyor ama size veriyor’ diyordu. Çünkü biz 13 yıl hiç ayrılmadık. Ben sesimi duyurduğumda yutkunurdu, konuşamasa da dilini oynatırdı. Vefat ettiği gün gidememiştik. Telefon geldiğinde sela okunuyordu, dualar ediyordum. Ekranda Burdur yazısını görünce anladım. Hemen gittik ama gittiğimizde vefat etmişti” şeklinde konuştu.
Halil, hastaneye kaldırıldığında durumu stabildi. Ancak akciğerindeki ana damara pıhtı atınca doğrudan makineye bağlandı ve bir daha ayrılamadı. Antalya’da yer bulunamadığı için Burdur Devlet Hastanesi’ne yatırıldı. Yoğun bakımda 4 buçuk ay süren tedavi boyunca bilincini hiç kaybetmedi.
Anne Gülsüm Özçelik, “Ziyaret saatlerinde doktorlar bilgi veriyordu. Haftada bir, bazen iki gün gidiyorduk. Her gittiğimde tepki veriyordu. Ben geldim oğlum diyordum, hemen başını sallardı, konuşmaya çalışırdı. Elimi tuttuğumda sıkmaya çalışırdı. Vefatından üç gün önce de aynı şekilde tepki verdi. Oğlum bilincini hiç kaybetmedi” dedi.
Halil, hastalığın ilk yıllarında konuşabiliyordu. Ancak zamanla kelimeleri yitirdi, yalnızca “anne” diyebildi. Anne Gülsüm Özçelik, 2018’den itibaren oğlunun yalnızca mama tüketebildiğini, suyu bardakla içirdiğini aktararak, şu ifadelere yer verdi:
“Bakımı zor değildi, seve seve yaptım. Onu hiç hasta gibi görmedik. Kardeşleri de babası da hiç öyle görmedi. Sağlıklı zamanlarında ne yapıyorsa hep onu yapmaya çalıştık. Sürekli müzik açtık. Başından hiç eksik etmedik. Çünkü müziksiz yapamıyorum diyordu. Hiç müziği kesmedik. Hastaneye gidene kadar başında hep müzik açıktı. Şimdi de ben, oğlumun müzikle ilgili bir anısı olsun, kaybolmasın istiyorum. Unutulmasın istiyorum.”
Halil’in dansa olan ilgisi çocuk yaşta başladığını ifade eden anne Gülsüm Özçelik, “İlkokuldan itibaren halk oyunları ekibindeydi. Lise bitene kadar devam etti. Yarışmalara katıldı, şehir dışı turnelere gitti” diye konuştu. Üniversiteye Bolu’da İngilizce Fizik Bölümü’nde başlayan Halil, müziksiz yapamayacağını söyleyerek İstanbul Teknik Üniversitesi’nin yetenek sınavlarına gizlice girdi. “Anne ben sınavı kazandım” dedi. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’na girdi. 300 kişi arasından 4. sırada kazanmıştı. “Dans derslerine başladı. Latin danslarına yöneldi, kurslara katıldı” diyen Özçelik, oğlunun dans eğitimine tutkuyla sarıldığını vurguladı.