Bugün itibarıyla (15 Nisan Çarşamba) Türkiye genelindeki devlet okullarında fiili bir grev söz konusu. Valilikler veya Milli Eğitim Bakanlığı tarafından alınmış resmi bir idari tatil kararı olmamasına rağmen, eğitim sendikalarının ortak kararıyla binlerce öğretmen iş bıraktı. Bu eylem nedeniyle birçok okulda eğitim ve öğretim faaliyetleri durma noktasına geldi. 15 Nisan tarihi, sadece derse girmeme eylemi değil; eğitim kurumlarında yaşanan güvenlik krizine karşı tüm eğitim çalışanlarının ortak bir duruş sergilediği tarihi bir protesto gününe dönüştü.
Kamuoyunda en çok merak edilen Öğretmenler neden grev yapıyor? ve Neden grev yapılıyor? sorularının temel yanıtı; mesleki can güvenliği endişesidir. Grev kararının bardağı taşıran son damlası, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde öğretmenleri ve öğrencileri hedef alan silahlı saldırı olayı olarak dün meydana gelmiş iken, güvenlik önlemlerinin arrttırılması talebi ile öğretmenlerin grev yapacağı açıklanmış bulunuyor.
Eğitim-İş yetkililerinden Kadem Özbay’ın yaptığı açıklamalar eylemin ruhunu özetliyor: Öğrencilerin ve öğretmenlerin can güvenliğinin sağlandığı en güvenli limanlar olması gereken okullar, ne yazık ki şiddetin merkezine dönüşmüş durumda. Öğretmenler; can güvenliklerinin sağlanması, okullara acilen kadrolu güvenlik personeli atanması, caydırıcı önlemlerin alınması ve “Eğitimde Şiddet Yasası”nın derhal yürürlüğe girmesi talebiyle bu grevi gerçekleştiriyor.
Bu süreçte farklı ideolojik görüşlere sahip sendikaların tek bir amaç uğruna birleşmesi dikkat çekiyor. Sadece Eğitim-İş değil; Eğitim-Bir-Sen, Hürriyetçi Eğitim Sen ve Eğitim Sen gibi yetkili sendikalar da sahadaki yerini aldı.
