Bölge sakinleri ve doğa gözlemcilerince gizemli sular olarak adlandırılan bu olay, bilimsel olarak karların erimesiyle açıklanıyor. Yüksek kesimlerdeki karların eriyerek dağın iç yapısındaki mağara ve boşluklara dolduğu, bu suyun basınçla beraber dışarıya tahliye edildiği düşünülüyor. Bölgede farkla efsanelere de konu olan bu durum, Gülaçar deresinin iki tarafında karşılıklı bir görsel şölen oluşturuyor.
Bu olayı yerince incelemek için köye gelen fotoğraf sanatçısı Metin Aydın, yaşadığı şaşkınlığı şöyle anlattı:
“Gülaçar köyünde nisan aylarında çıkan şelaleleri görmeye geldik. Üç tanesini gezebildik, ancak ulaşılamayan başka kaynaklar da var. Kocaman dağın altından adeta fışkıran çok büyük sularla karşılaştık. En enteresan olanı ise iki karşılıklı yamaçtaki suların aynı gün akmaya başlayıp, 15 gün sonra aynı gün kesilmesi. Buradaki eski patikalar ve yosunlu doku insanı etkiliyor; herkesin gelip görmesini isterim.”
Şelalelerin sert ve yoğun akışına dikkat çeken Fatma Cebeci Aydın ise, “Henüz bahar tam gelmemiş olsa da biz baharın coşkusunu bu şelalelerde gördük. Suyun kaynağının direkt dağın altından çıktığını gözlemledik. Son derece keyifli bir tırmanış ve gözlem oldu” dedi.
