Engin Bir, meslek hayatına 1980’li yılların başında, Dilaver Mahallesi’ndeki küçük bir atölyede adım attı. İşine duyduğu sevgiyi başarısının anahtarı olarak gören usta, 42 yılı aşkın süredir deriyle şekil verdiği ayakkabıları müşterileriyle buluşturuyor. Severek yapılan her işin başarısının peşinden geleceğini belirten Bir, zanaatını ilk günkü heyecanla sürdürdüğünü ifade ediyor.
Geçmiş yılların yoğun çıraklık dönemlerini özlemle anan Engin Bir, günümüzde mesleğe olan ilginin azalmasından şikayetçi. Zonguldak genelinde ve ilçelerinde kendisinden başka ayakkabı üreten usta kalmadığını belirten Bir, “Şu an son temsilciler biziz” diyerek zanaatın bitme noktasına geldiğine dikkat çekiyor. Tamircilerin çok olduğunu ancak sıfırdan üretim yapan tek isim olarak kaldığını vurgulayan usta, bu durumun sorumluluğunu omuzlarında taşıyor.
Üretim sürecinde Zonguldak’ta malzeme bulmanın zorluklarına değinen deneyimli zanaatkar, ham madde ihtiyacını tamamen İstanbul piyasasından karşılıyor. Önceden şehirde bulunan malzemecilerin de sektörü bırakmasıyla birlikte; deriden tabana kadar her türlü parçayı metropolden tedarik ederek, kısıtlı imkanlara rağmen üretim kalitesini düşürmeden devam ediyor.
Seri üretimin fabrikasyon yapısından kaçınan Engin Bir, günde sadece 8 çift ayakkabı üretebileceğini ancak kaliteye odaklandığı için bu sayının daha altında kalarak butik çalıştığını söylüyor. Modayı, modelistleri ve yan sanayi fuarlarını yakından takip eden usta, müşterilerine sürekli yeni tasarımlar sunuyor. Bu özenli çalışma prensibi sayesinde, sadece Zonguldak’tan değil, ayakkabıcılığın merkezi olan İstanbul’dan dahi özel üretim yaptırmak isteyenlerin kapısını çaldığını belirtiyor.
