Türkiye Yüzyılı’nı yeni ve demokratik anayasayla başarabileceklerine değinen Tunç, “Bu konudaki uzlaşmayı inşallah meclisimizde sağlayabilirsek bu millete borcumuz olan önemli konuyu da çözerek yolumuza devam etmiş oluruz” diye konuştu.
Bakan Tunç, yargı sistemi ve özgürlüklerle ilgili “Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk endeksinde bazı ülkelerin gerisinde” olduğuna dair söylemlere ilişkin, bahsedilen ülkelerde seçimin ve demokrasinin bile olmadığını dile getirdi.
Bazı dernek veya kuruluşların Türkiye’deki meselelerle ilgili asılsız araştırma listeleri hazırladığına dikkati çeken Tunç, şunları kaydetti:
“O listeleri yapan derneklere bağış yapıyorsunuz, sizi en yukarıya çıkarıyor. Basın özgürlüğünde endeks ‘Türkiye, İsrail’in gerisinde’ diyor. İsrail’de gazetecinin basın özgürlüğü değil, yaşam hakkı yok. 250’den fazla gazeteci şu son iki yılda şehit edildi. Bunlar tamamen ülkemizi karalamaya yönelik algı çalışmasına, propagandaya yönelik hususlar. Muhalefet de bunu sürekli gerek parlamentomuzda gerek meydanlarda kullanmaya çalışıyor. Milletimiz sağduyuludur. İnşallah Türkiye’yi terörden de kurtararak yolumuza devam edeceğiz. 41 yıldan bu yana mücadele ettiğimiz terör belasından kurtulmanın eşiğindeyiz. Bu noktada büyük bir gayret var. Önemli bir de konsensüs var. 41 yılda çok büyük acılar yaşadık, binlerce şehit verdik. Asker, polis, öğretmenler, sağlık görevlileri şehit edildi. Güneydoğu’da, en çok da oralarda vatandaşlar huzursuz edildi. Oraların kalkınmasının gecikmesine, trilyonlarca kayba neden oldu. 2,5 trilyon dolar. O para burada harcanmamış olsaydı, teröre gitmemiş olsaydı, milletin refahı bugün kat kat daha fazla olacaktı.”
Tunç, son 23 yılda teröre mazeret olarak sunulan bütün unsurları birer birer ortadan kaldırdıklarını ifade etti. Ülkenin her bölgesine ayrım yapmaksızın hizmet götürdüklerini vurgulayan Tunç, şöyle devam etti:
“Temel hak ve özgürlükleri genişlettik. Sadece Kürt vatandaşlar için değil, bütün insanlarımız için etnik kökeni ne olursa olsun kılık kıyafet özgürlüğünden tutun da, düşünce özgürlüğüne, konuşma özgürlüğüne kadar. Kürtçenin yasak olduğu günlerden, Kürtçe şarkının yasak olduğu günlerden bugünlere geldik. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin geçen sene ekim ayında yaptığı konuşmayla da yeni bir dönemin kapıları aralandı. Tarihi bir konuşmaydı, tarihi bir çağrıydı. Terör örgütünün feshiyle sonuçlanan bir çağrı oldu ve fesih kararının ardından silahların bırakılmasıyla ilgili süreç başladı. Ardından mecliste bir komisyon kuruldu. Komisyon, Terörsüz Türkiye’yle ilgili özellikle bu süreci değerlendirecek, milletvekillerimizin bu konuda katılımını sağlayacak, silah bırakma sürecini gözleyecek ve bu konuda atılması gereken adımların, gerek yasal, gerek uygulamaya yönelik adımların atılmasıyla ilgili hususları belirleyecek bir rapor seviyesine de komisyon ulaşmış bulunuyor. Geniş bir mutabakat var. Milletvekilleri dinlendi, kurumlar dinlendi. Yine bu alandaki sivil toplum kuruluşları dinlendi ve yaklaşık 18 civarında toplantı yapıldı.”
Bakan Tunç, sürecin daha da kalıcı hale gelmesi için yapılan çalışmaları milletvekilleriyle paylaştıklarını ve şu anda önemli bir aşamada olduklarını bildirdi.
Terörün tüm unsurlarıyla, gerek içeride, gerek dışarıda silah bırakmasıyla beraber bu sürecin daha da ileri taşınacağını vurgulayan Tunç, “Bu sürecin kalıcı hale gelmesi, Türkiye’nin tamamen terörden arınması sürecinde, önümüzdeki süreç içerisinde komisyonun raporu çerçevesi içerisinde atılması gereken adımlar da birer birer atılarak geleceğimizi garanti altına alma, çocuklarımızı huzurlu bir geleceğe kavuşturma ve Türkiye Yüzyılı’nı daha hızlı ve daha kolay inşa etmenin inşallah mücadelesini hep beraber vereceğiz. Bu süreçte milletimizi rahatsız edecek, şehit ailelerimizi incitecek hiçbir adım atmadık, bundan sonra da atmayacağız. Milletimiz ne isterse onu yapacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
