Çelik’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“Bütün dünyanın gözü barış görüşmelerinin üzerindeydi. İslamabad’da maalesef ilk turda görüşmeler sonuçlanamadı. Bizim tutumumuz barış görüşmelerinin devam etmesi gerektiği. Ateşkes ortamının korunması ve devam ettirilmesi gerekmektedir. İlk turda sonuç alınmasını beklemek zaten doğru bir şey değil. Hürmüz Boğazı, nükleer silah meselesi, aynı zamanda bu saldırganlığın sonunda ortaya çıkmış insani kayıplar ve tazminatlar meselesi gibi bir sürü boyutu olan konu bu. ABD ve İsrail’in haksız ve gayrimeşru saldırısından sonra hem bölgesel hem küresel güvenlik açısından vahim sonuçlar ortaya çıktı.
Buradaki tablo sadece bölge barışını değil bütün dünyayı etkiler demiştik. NATO ve Batı ittifakında çatlak olacak noktaya gelinmiş oldu. İsrail’in barışı sabote etme çabaları devam ediyor. Lübnan’ı işgal etmeye çalışıyor. Gazze’yi insansızlaştırmaya, Batı Şeria’yı da Gazzeleştirmeye çalışıyor. Barışın korunması daha kıymetli ve önemli hale gelmiştir. Barış görüşmelerinin kapsamlı devam etmesinde fayda var diyoruz. Türkiye barış sürecine katkı veriyor. Netanyahu sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıyor, burada hakkaniyetin, hukukun yanında durularak her şey Türkiye tarafından ortaya konuluyor. Türkiye’nin bir bütün olarak Netanyahu ve soykırım çetesine karşı gösterdiği bütünlük takdire şayandır. Bundan da Türkiye’ye karşı husumeti olanların, Siyonist projelerin doğru mesajı alması gerekir.
Cumhurbaşkanımız BM kürsüsünden defalarca sordu “İsrail’in sınırları neresi?” diye. İsrail cevap vermiyor. Burada Türkiye’nin iradesi bölgesel ve küresel barışın korunması açısından Cumhurbaşkanımızın siyaseti herkes için pusuladır. İslamad’daki görüşmelerin yapılması gerektiğini açık ve net şekilde ifade ediyoruz. Fransa’daki firmanın terör örgütlerini Suriye’de finanse ettiğine dair dava süreci devam ediyordu. Bu konuyu sizinle 4-5 kez paylaştım. Güya teröre karşıyız diye çok konuşulup da nasıl teröre destek vermesi açısından ibretliktir.
Uganda’daki genelkurmay başkanının söylediklerinin manası anlaşılmıyor. O kişinin bağlamı zemini olmayan açıklamalar yaptığını biliyoruz. Türkiye’den Uganda’ya yönelen ses dostluk sesidir. Kardeşlik duygularıdır. Bu açıklama yanlış bir açıklamadır, düzeltilmesi gerekir. O şahıs bunu başkalarıyla ilgili de söyledi. Umarız bundan sonra daha dikkatli daha sağduyulu açıklamalar yaparlar.
Macar halkının iradesine saygı duyuyoruz. Sayın Orban Türkiye ile yakın ilişkiler kurmak isteyen siyasetçiydi. Yeni dönemde yeni seçilenleri Macar halkına duyduğumuz saygı gereği tebrik ediyoruz. Türkiye-Macaristan arasında gelenekselleşmiş, kurumsallaşmış iyi ilişkileri sürdürmeye devam edeceğiz. Bugün birkaç kişi Macaristan’daki seçimleri örnek göstererek Türkiye’de de seçim sonuçlarının böyle olacağını söylemiş. İki ülke arasında paralellik kuran zihni kuran CHP’lilere tavsiyemiz Türkiye’de sürekli olarak yanlış yapıyorlar. Madem Macaristan’daki seçimler referanstır, Türkiye’den ayrılıp Macaristan’da siyaset yapmaları daha sağlıklı ortam oluşturabilir.
