AK Partili Elitaş’tan ekonomi mesajı: Savaş enerji maliyetleri ve enflasyon hedeflerini etkileyebilir

AK Partili Elitaş’tan ekonomi mesajı: Savaş enerji maliyetleri ve enflasyon hedeflerini etkileyebilir

Enerji fiyatlarındaki sert yükselişin enflasyon üzerindeki etkilerini sınırlamak adına Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hayata geçirilen adımlara değinen Elitaş, eşel mobil sisteminin uygulamaya alınmasını stratejik bir müdahale olarak nitelendirdi. Bu sistemle, akaryakıt ve enerji fiyatlarındaki artışın doğrudan tüketiciye yansımasının engellendiğini ve dezenflasyon sürecinin koruma altına alındığını belirtti.

Muhalefet kanadından gelen asgari ücret artış taleplerini de değerlendiren Elitaş, zamanlama konusundaki hassasiyetin altını çizdi. Ekonomik istikrarın korunması için beklenti yönetiminin önemine değinen Elitaş, şu ifadeleri kullandı:

Savaşın uzaması ihtimaline karşı temkinli bir perspektif sunan Elitaş, enerji fiyatlarındaki artışın kalıcı hale gelmesi durumunda, birçok ülkenin orta vadeli enflasyon ve büyüme hedeflerini yeniden değerlendirmesinin “kaçınılmaz” bir zorunluluk haline gelebileceğini ifade etti.

■ Savaş nedeniyle olağanüstü gelişmeler yaşıyoruz. Ekonomiye etkileri günden güne daha fazla hissedilmeye başlandı. Bu konudaki değerlendirmeleriniz nelerdir?

Türkiye bölgede en huzurlu, en istikrarlı Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren istikrarını korumaya çalışan demokrasisini temayüz ettirmiş bir ülke. Bölgesinde en huzurlu ülke olarak Türkiye’yi görüyoruz. Normal şartlar altında 2026 yılında hem Türkiye’deki hem de dünyadaki ekonomistler petrol fiyatlarının varil başına 60 ile 65 dolar olacağını düşünüyorlardı. Bizim Maliyemiz de Merkez Bankamız da 65 dolar petrol fiyatları üzerinden hesaplama yaparak ona göre perspektiflerini ve enflasyonla mücadelenin enstrümanlarını çalıştırıyorlardı. Ama 60 küsur dolarlık petrolde önemli artışlar oldu. Hazine Maliye Bakanlığımız bu çerçevede ÖTV ile ilgili eşel mobil sistemini uygulayarak önemli bir iş yaptı. Bu da iç maliyetleri düşürebilmek için atılmış bir adım, hem tarım hem lojistik açısından da çok önemli. Lojistik çerçevesinde dünyada yüzde 50’nin üzerinde bir artış varken biz de iç piyasada bunu yüzde 30’larda tutup maliyetlere yansımasını engelleyebilmek için gayret gösteriliyor.

Savaşın uzaması ve enerji fiyatlarındaki artışın sürmesi halinde, dünya genelinde birçok ülkenin enflasyon hedeflerini yeniden değerlendirmesi kaçınılmaz hale gelebilir diye düşünüyorum. İran’ın “Artık bu savaş sadece İran sınırları içerisinde de komşu ülkelerle de kalmayabilir. Dünyadaki ki başka yerlere de gidebilir” şeklinde iyi okunması gereken bir mesajı var. Bunu dış politika uzmanları daha iyi değerlendirebilir. Ama biz ekonomiyi etkisinin ne olacağına baktığımızda bölgemizde devam eden sıcak çatışmalar ve enerji fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar, küresel ekonominin temel girdileri üzerinde belirleyici etkiler oluşturmaktadır. Bu tür gelişmeler doğal olarak üretim maliyetleri, tedarik zincirleri ve beklenti kanalları üzerinden makroekonomik göstergeleri etkilemektedir. Bu çerçevede ortaya çıkan küresel maliyet enflasyonu dalgasının, birçok ülkenin makroekonomik göstergeleri üzerinde etkiler oluşturabilir. Nitekim bu tür dönemlerde ülkeler, enflasyon hedeflerini ve politika setlerini gelişmelere göre gözden geçirebilmektedir. Bu bağlamda; Rusya Devlet Başkanı’nın nükleer savaş uyarısı enteresan bir noktaya doğru götürebilir. Onun için sonumuz dünya barışı ve huzuru açısından ‘hayır olsun’ diye düşünüyorum.

■ Bir de içerdeki gelişmeler var, belediyelere yapılan operasyonlar sürüyor bu gelişmeler üst üste gelince gerilimi daha fazla artırmıyor mu?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ondan öncesindeki başlayan şikayetlerle ilgili kısımda yargıya, savcılığa veya çeşitli kurum ve kuruluşlara X partili birinin X belediye başkanı ile ilgili yaptığı yolsuzluklar konusundaki iddiaların ortaya çıkarılmasıyla yargının soruşturma başlatmasıyla ortaya çıkan bir sonuç. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki yapılan işler belli, kimlerin itiraz ettikleri, kimlerin bu konuda iddialar ortaya koydukları, kimlerin itirafçı oldukları belli. İstanbul’daki diğer ilçelerle ilgili kısım belli. Uşak’taki son hadiseyle ilgili olarak “Herkes biliyordu, sağır sultan duydu bu işi’ diyorlar. Hatta yerel televizyonlarda da konuşulmuş, ilçe başkanları gelmiş. Genel merkeze “Bakın böyle böyle bir şey oluyor. Yani 52 bin oy aldığımız 120 bin civarında seçmenin bulunduğu 200-250 bin merkez nüfusun bulunduğu bir yerde şaibeler, dedikodular ayyuka çıkmış gereğini yapın” denilmiş. Kendi aralarında konuşuluyormuş.

Exit mobile version