Dini kaynaklara ve Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun içtihatlarına göre; sahur, orucun geçerlilik şartlarından biri değil, sağlık için gerekli bir vacibe olarak bilinmekte. Yani bir Müslüman, sahura kalkamasa bile imsak vaktinden iftara kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durarak orucunu tutabileceği belirtilmiş bulunuyor.
Sahurun farz ya da vacip olmadığını açıklayan din adamları, kuvvetli bir sünnet olduğunu belirtti. Dolayısıyla sahura kalkamamak orucun bozulmasına veya geçersiz sayılmasına neden olmamakta.
Uzmanlara göre oruç ibadetinin direği niyettir. Ancak niyetin şekli ve zamanlaması konusunda halk arasında yanlış bilinen bazı detayların olduğu ifade edilirken, ‘Gece yatarken niyet etmedim, sahura da kalkamadım, orucum gitti’ düşüncesinin yanlış olduğu belirtilmiş bulunuyor.
İslam alimlerine göre niyet, kalbin bir şeye karar vermesi demektir. Ertesi gün oruç tutacağınızın bilinciyle yatmak veya sırf oruç tutmak için sahura kalkmak dahi fiili niyet yerine geçerken, kalpten geçirmek de yeterlidir.
Haber kaynaklarında sıkça karıştırılan bir diğer husus ise niyetin son vaktidir. Ramazan orucu, zamanı belirlenmiş bir ibadet olduğu için niyet vakti geniştir. Şayet bir kişi gece niyet etmeyi unuttuysa ve imsak vaktinden sonra hiçbir şey yiyip içmediyse, ertesi gün kuşluk vaktine kadar niyet edebilir.
