“Devlet Aklına ve Baba Yüreğine Çağrı: Bir Babadan, Cumhurbaşkanına Açık Mektup” başlığıyla yayımlanan metinde Arıtürk, kararın toplumsal, hukuki ve vicdani sonuçlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bilgi Üniversitesi’nde protestolar üçüncü gününde: Öğrencilere polis müdahalesi, gözaltılar var
Arıtürk, mektubunda üniversite öğrencilerinin final sınavları ve mezuniyet hazırlıkları yaptığı bir dönemde alınan kararın gençler ve aileleri üzerinde büyük bir travma yarattığını belirtti. Üniversitelerin yalnızca eğitim verilen kurumlar olmadığını vurgulayan Arıtürk, “Onlar gençlerimizin istikbal düşlerinin, ailelerin fedakârlıklarının ve ülkenin aydınlık yarınlarının inşa edildiği ilim yuvalarıdır” ifadelerini kullandı.
Kararın yalnızca mevcut öğrencileri değil, geçmiş yıllarda mezun olan binlerce kişiyi de etkileyeceğini belirten Arıtürk, mezunların “kapatılmış üniversite mezunu” algısıyla karşı karşıya kalabileceğini savundu.
Davutoğlu’ndan Bilgi Üniversitesi kararına tepki: Kurum olarak yaşatılmalı
Mektubunda eğitim hakkı ve hukuki güvenlik vurgusu yapan Arıtürk, varsa kurumsal sorunların çözümünün öğrencileri, akademisyenleri ve mezunları mağdur etmek olmaması gerektiğini ifade etti.
Arıtürk, alınan kararın vakıf üniversitelerine duyulan güveni zedeleyebileceğini, akademisyenlerin bu kurumlarda çalışmaktan kaçınabileceğini ve yabancı öğrencilerin Türkiye yerine başka ülkeleri tercih edebileceğini ileri sürdü.
Bir hukukçu kimliğiyle değerlendirmelerde bulunan Arıtürk, kararın anayasal açıdan tartışmalı olduğunu savundu.
Anayasa Mahkemesi’nin emsal kararlarına atıfta bulunan Arıtürk, bir üniversitenin hukuki varlığının ancak TBMM tarafından çıkarılan kuruluş kanununun kaldırılmasıyla sona erdirilebileceğini belirtti.
