Basın açıklaması, Asgari Ücretle Çalışanlar Derneği, Birleşik Siyaset, Çaycuma Çevre Gönüllüleri Platformu, Dayanışma Datça, Datça Demokrasi Platformu, Datça Sağlık Meclisi, DEM Parti Emek Komisyonu, Devrimci Parti, Doğu Güneydoğu Dernekler Platformu, Emek Partisi, Emekçi Hareket Partisi, Emekli Meclisleri Sendikası, Enternasyonal Dayanışma, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Jineps Gazetesi, Muğla Su İnisiyatifi, Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri, Sinop Kent Konseyi Ekoloji Meclisi, Sinop Nükleer Karşıtı Platform Derneği, Sosyalist Dayanışma Platformu, Sosyalist Emekçiler Partisi, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER), Toplumsal Özgürlük Partisi, Yeşil Sol Parti ve 2021 Tüm Emekli Sen’in katılımıyla hazırlanan ortak metin üzerinden yapıldı. Metni Durdane Özdemir okudu.
Özdemir, Asgari Ücret İnisiyatifi olarak aynı gün İstanbul, İzmir ve Ankara’da eş zamanlı açıklamalar gerçekleştirildiğini belirtti.
Açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine atıf yapıldı. TÜİK’in yıllık resmi enflasyonu yüzde 30,65 olarak açıkladığı, Aralık 2025 enflasyonunun yüzde 0,89, Ocak 2026 enflasyonunun ise yüzde 4,84 olarak duyurulduğu hatırlatıldı.
Özdemir, şunları söyledi:
“Aralıkta düşen enflasyon, ocak’ta uçtu. 23 yıllık AKP iktidarları döneminde hep aynı tabloyu gördük: Ocak ayı enflasyonu, bir önceki yılın aralık ayından yüksek çıktı ve kaybeden yine emekçiler oldu. Resmi verilere göre bile 11 aylık enflasyon yüzde 29,74 iken aralık ayında yapılan yüzde 27’lik zam, asgari ücretlinin eline geçmeden eridi. Ocak ayı verileriyle birlikte asgari ücretin bin 358 lirası çoktan buharlaştı, alım gücü 26 bin 699 liraya düştü. Emekliye yapılan ‘iyileştirmenin’ de büyük bölümü enflasyonla geri alındı; bugün emeklinin cebinde kalan sadaka sadece 94 liradır.”
Açıklamada, yüzde 27’lik artışın yalnızca geçmiş kayıpları telafi edememekle kalmadığı, 2026 yılı boyunca emekçinin alım gücündeki erimenin de tescili olduğu ifade edildi.
Özdemir, şu değerlendirmede bulundu:
“Gerçek enflasyonun altında kalan, daha cebimize girmeden eriyen bu zam sosyal ve bilimsel olarak hükümsüzdür. Açlık sınırı 30 bin lirayı aşmışken 28 bin liralık asgari ücret, asgari bir yaşam değil, açık bir sefalet dayatmasıdır. BİSAM verileri, dört kişilik bir ailenin her ferdi için öğün başına düşen payın sadece 22 lira olduğunu gösteriyor. Asgari ücret, bir ailenin karnını üç öğün simitle doyurmaya bile yetmiyor.”
