AYM Başkanı Özkaya’dan Demirtaş ve Atalay açıklaması: Mahkeme, kararlarında hukuki çerçeveye göre hareket etti

AYM Başkanı Özkaya’dan Demirtaş ve Atalay açıklaması: Mahkeme, kararlarında hukuki çerçeveye göre hareket etti

AYM Başkanı Kadir Özkaya, medya temsilcileriyle iftarda bir araya geldi. Özkaya, AYM’nin dosyaları inceleme sırası ve kriterlerine ilişkin konuların zaman zaman kamuoyunda gündeme geldiğini söyleyerek, “Adalet odaklı bir yaklaşımla yürüttüğümüz titiz çalışmalarımızı gerçekleştirirken elbette dosyaların bir inceleme sırası var. Mahkememiz norm denetimi kapsamındaki işlerin incelenmesinde, ‘İlk gelen ilk çıkar’ ilkesine göre hareket etmektedir. Tabii burada özellikle mahkemelerden itiraz yoluyla gelen işlerde mümkün olduğu ölçüde 5 ay içinde karar vermeye büyük bir özen gösterilmektedir. Aynı şekilde bireysel başvurular da iç tüzüğümüzün ‘Başvuruların inceleme sırası’ başlıklı maddesi uyarınca, geliş sırasına göre incelenerek karara bağlanmaktadır” dedi.

Özkaya, ancak mevzuattan kaynaklanan yetki kapsamında başvuruların konuları itibarıyla önemi ve aciliyeti de göz önünde bulundurularak tespit edilen kriterler çerçevesinde farklı bir inceleme sıralaması da yapılabildiğini belirterek, “Bu anlamda daha önceden belirlemiş olduğumuz bu kriterler 2025 Temmuz ayında genel kurul kararıyla güncellenmiştir. Tamamen objektif ölçütlere göre belirlenen bu kriterler doğrultusunda ‘acil’, ‘pilot ve öncü’ ve ‘çekirdek haklar’ gibi toplam 7 kategori oluşturulmuştur. Bu kriterleri ete kemiğe büründürme sorumluluğu hukuken başkan ve başkan vekillerine ait olmakla birlikte fiili sorumluluk raportörlük müessesesindedir. Ben başkan olarak bu hususu başta baş raportörlerimiz olmak üzere koordinatör raportörlerimize ve raportörlerimize sürekli olarak hatırlatmaktayım. AYM olarak hukukun çizdiği sınırlar içinde vicdanımızın sesine kulak vererek, merkezinde yalnızca objektif adaletin olduğu bir anlayışla kararlarımızı şekillendiriyoruz. Tüm kişi ve kurumlarla olan ilişkilerimizi bu anlayış içerisinde yürütüyoruz. Bu bilinçle adalet, hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlükler gibi değerlerin gerçekleşmesine katkı yapmaya, bireylerin ve kurumların adalet duygularını tatmin etmeye, onların devlete ve hukuka olan güvenlerini daha da artırmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Özkaya, hak arama yollarının etkinliğini artırmak amacıyla teknolojik dönüşüme özel bir önem atfettiklerini ifade ederek, “Bu çerçevede, 1 Ekim 2025 tarihi itibarıyla bireysel başvuruların elektronik ortamda, UYAP Avukat Portalı üzerinden de yapılabilmesi mümkün hale getirildi. 1 Ekim’den bu yana 6 bin 686 başvuru UYAP Avukat Portalı üzerinden yapıldı. Bu sayı, bahse konu tarihler arasında yapılan toplam başvuruların yaklaşık yüzde 29’una denk gelmektedir. Bu durum bize, söz konusu uygulama ile hem erişilebilirliğin arttığını, hem de başvuru süreçlerinin daha hızlı, etkin ve şeffaf şekilde yürütülmesinin önünün daha da açıldığını net bir şekilde gösteriyor. Ayrıca Anayasa Mahkemesi olarak görev alanımızdaki işlere ve raportörlük müessesine yardımcı olmak anlamında yapay zekanın kullanımı konusunda da ciddi çalışmalar yürütmekteyiz” dedi.

Özkaya, 2025 yılında AYM’ye 64 bin 321 bireysel başvuru yapıldığını belirterek, “Buna karşılık 71 bin 175 başvuru sonuçlandırıldı. Yani yapılan başvuruları karşılama oranı yüzde 111 olarak gerçekleşti. Verilen karar sayısının yapılan başvuru sayısından fazla olduğunu ortaya koyan bu veriler, artan iş yüküne rağmen Anayasa Mahkemesi’nin büyük bir özveri ve gayretle çalıştığının göstergesidir. Uygulamaya girdiği 23 Eylül 2012 tarihinden 31 Aralık 2025’e kadar bireysel başvuru sistemi kapsamında 714 bin 774 başvuru yapıldı. Bunların yaklaşık 623 bin 88’i, yani yüzde 87,2’si karara bağlandı. 91 bin 686 başvuru ise derdest durumdadır. 2025 yılında karara bağlanan başvurulardan 5 bin 268’inde ihlal kararı verildi. Bunların içinde makul süre ihlali yok. 23 Eylül 2012 tarihinden 31 Aralık 2025’e kadar verilen ihlal kararı sayısı ise 84 bin 519’dur. Bunların da 56 bin 443’ü makul sürede yargılanma hakkına ilişkindir. Hak bazlı verilen ihlal kararı sayısı ise 28 bin 76’dır. 28 bin 76 ihlal kararı içerisinde adil yargılanma hakkı ve mülkiyet hakkı ihlalleri ilk iki sırada yer almaktadır. Öte yandan bugüne kadar verilen ihlal kararlarının toplam başvuruya oranının da makul süre hariç yaklaşık yüzde 3,9 olduğu görülmektedir. Bunun da aslında Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru incelemelerinde bir süper temyiz merci olarak görev yapmadığını, yalnızca bir hakkın anayasal anlamda ihlal edilip edilmediğine baktığı sonucunu ortaya koyduğu anlaşılmaktadır” diye konuştu.

Özkaya, AYM’nin bireysel başvuruda verdiği önemli kararlarla anayasal ilkelerin daha görünür ve işlevsel hale gelmesine katkı sağladığını dile getirerek, “Bu yönüyle bireysel başvuru, Anayasa’nın yaşayan bir metin olmasına imkan tanıyan, dinamik ve dönüştürücü bir mekanizma niteliğini haiz olmuştur. Bir anlamda ülkemizde hukukun anayasallaşmasına katkıda bulunarak hukuk sistemimizde senkronize bir bakış açısı geliştirilmesine vesile olmuştur. Bireysel başvuru kapsamında verilen ihlal kararlarının hayata geçirilmesi belirli usul ve süreçler çerçevesinde yürütülmektedir. Bu bağlamda verilen ihlal kararlarından 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla icra süreci henüz tamamlanmamış olanların sayısı 83’tür. Bunların önemli bir kısmının icra süreci halen devam etmektedir. Kalan az bir kısmının ise icra sürecinin henüz tamamlanmamış olmasının nedeninin ihlal kararlarında belirtilen ihlal gerekçelerinin ya da ihlal kararı sonrası uygulanması gereken mevzuatın Anayasa Mahkemesi’nden farklı yorumlanması olduğu görülmektedir. Tabii burada gereği yerine getirilme süreci henüz tamamlanmamış olan dosyalara ilişkin oranın düşüklüğü bu konunun önemsiz olduğu şeklinde anlaşılmamalıdır. Elbette ki bunlar çok çok önemlidir” dedi.

Exit mobile version