İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısında bulunan 1 numaralı salonda görülen duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ile başka tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu.
Beşiktaş Belediyesi iştiraki Beltaş’ın Yönetim Kurulu Başkanı Önder Gedik savunmasında, şunları söyledi:
“Ben, Beltaş Yönetim Kurulu Başkanı iken gözaltına alındım ve akabinde tutuklandım. Beltaş Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine 7 Mayıs 2024 tarihinde atandım. Bu görevden önce ise son iki dönemde Beşiktaş Belediyesi CHP Meclis Üyesi olarak görev yapmaktaydım. Hakkımda tutuklamaya ve isnatlara gerekçe olarak gösterilen hususun, Beltaş’a ait bir hastane binasının satışı olduğu anlaşılmaktadır. Bu satış işlemlerinden dolayı herhangi bir maddi ya da manevi menfaat elde etmem söz konusu değildir. Nitekim hakkımdaki suçlamalarda, tarafıma yöneltilmiş somut ve açık bir menfaat teminine ya da kişisel kazanca ilişkin herhangi bir iddia da bulunulmamaktadır. Buna rağmen, hastane satışına ilişkin olarak tarafımca gerçekleştirilmiş ya da dahil olduğum herhangi bir usulsüzlük bulunduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille reddediyorum.
Söz konusu satış işlemi hukuka ve kamu yararına uygun olarak gerçekleştirilmiş olup, Beltaş’ın Beşiktaş Belediyesi’ne olan borçlarının ödenmesi amacıyla yapılmıştır. 2021 yılı Haziran ayında belediyede mali işlerden sorumlu başkan yardımcısı tarafından belediyeye çağrıldım. Yapılan görüşmede, belediyenin Beltaş’a daha önce tahsis etmiş olduğu taşınmazların aynı sermaye olarak kabul edilemeyeceği, geriye dönük olarak kira işletilse dahi Beltaş’ın bu borcu ödeme gücünün bulunmadığı, bu nedenle Beltaş’a ait bazı taşınmazların, özellikle de söz konusu hastane binasının satılması gerektiği tarafıma ifade edilmiştir.
Ozan İş, Beşiktaş’taki taşınmazın Rıza Akpolat’ın bilgisi dahilinde satışının yapılması gerektiğini söyledi. Bu konuşmanın ardından Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ı aradım. Kendisi bu satıştan bilgisinin olduğunu ifade etti. Satış işlemi tamamlandıktan sonra gerekli bilgilendirmelerin kendisi tarafından yapılacağını da söyledi. Satış sürecini Ozan İş ve Mustafa Mutlu yönetmiştir. Mustafa Mutlu, satış işlemi için ihale zorunluluğu olmadığını, ancak sürecin daha şeffaf olması amacıyla satışın ihale yoluyla yapılmasının uygun olacağını ifade etmiştir. Bu nedenle satış işlemi ihale ile gerçekleştirilmiştir. Satış sürecinde Beltaş Yönetim Kurulu kararı bulunmadığına dair iddiaları reddediyorum.
Söz konusu kararlar satıştan önce alınmıştır. Yönetim kurulu üyelerince karar alınmış ve imzalanmıştır. 3 Temmuz tarihli yönetim kurulu kararının 8 Temmuz’da noter tasdikinden geçmiş olmasına rağmen, 4 ve 5 Temmuz tarihli kararların noter onaylı olmaması savcılık tarafından şüpheli bulunmuştur. Bu sebeple söz konusu karar noter tasdikinden geçirilmiştir. Söz konusu yönetim kurulu kararları yönetim kurulu üyeleri tarafından alınmış ve bizzat imzalanmıştır. Ben yönetim kurulu kararlarını Beltaş binasında imzaladım. Bu belgelerin başka bir yerde imzalanması, sonradan doldurulması ya da geriye dönük olarak oluşturulması söz konusu değildir.
Savcılığın noter tasdiki olmadığı iddiası üzerinden sahtecilik yapıldığı yönündeki suçlamayı kabul etmiyorum. Ben, yönetim kurulu başkanı olarak devri gerçekleştirdim. Aziz İhsan Aktaş’ı satış günü tanıdım. Satıştan elde edilen 70 milyon lira maaş ödemeleri için Beşiktaş Belediyesi’ne gönderilmiştir. Geri kalan yaklaşık 400 milyon lira ise Beltaş’ın borçlarına mahsuben belediye hesaplarına aktarılmıştır. Savcılık tarafından yaptırılan kıymet takdirinde, satışın normal piyasa değerinin üzerinde yapıldığı tespit edilmiştir. Herhangi bir haksız menfaat elde edilmemiştir. Beltaş Yönetim Kurulu Başkanı olduğum dönemde kamu yararına hareket ettim.”
