Ekonominin başına geçtiği 2002 yılındaki kriz ortamını hatırlatan Babacan, kamudaki israf ve yolsuzluklara dikkat çekmek için kullandığı “hortum” metaforunu güncelledi.
Geçmişte devlet kaynaklarını sömüren hortumları kesip, bu kaynakları çiftçinin ve esnafın dükkanına bağladıklarını belirten Babacan, şu ifadeleri kullandı: “Ben 2002’de ekonomiyi yönetmeye başladığımda da malum bir hortumculuk vardı. Biz, ‘O hortumları keseceğiz, çiftçimizin, esnafımızın dükkanına bağlayacağız’ diyorduk. O dönem hortumlar tamamen kesildi. Ancak şimdi durum farklı; eskiden çapı bir santim olan hortumlar, bugün onluk, yirmilik, otuzluk hortumlara dönüştü ve gittikçe de büyüyor.”
Bütçedeki faiz ödemelerinin çiftçiye ayrılan desteklerin 16 katına ulaştığını vurgulayan Babacan, kaynak yetersizliği iddialarını reddetti.
Devletin aslında büyük bir kaynağa sahip olduğunu ancak bunun yanlış yönetildiğini söyleyen Babacan, “İki trilyon yedi yüz milyar lirayı faizciye bulan bu devlet; dürüst, çalmayan ve çaldırmayan bir kadroyla yönetilirse çiftçiye gereken desteği de gayet rahat bulur. Bugünkü kurlarla bu rakam 60 milyar dolar demek. Demek ki isteyince bulunuyor. Yani varlık içerisinde bir yokluk yaşıyoruz, bunu herkesin bilmesi lazım” diye konuştu.
Türkiye’nin sorunlarının hızlı bir şekilde çözülüp çözülemeyeceği yönündeki soruya iyimser bir yanıt veren DEVA Partisi lideri, sorunun kaynağında “yönetim zihniyeti” olduğunu belirtti. Babacan, “Türkiye’de bir şey değişecek, her şey değişecek. O değişmesi gereken şey ülkeyi yöneten zihniyet ve kadrodur. O değiştikten sonra her şey düzelir. İnanın devlet yönetimi zor bir şey değildir” dedi.
Eğer Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturuyor olsaydı tarımı ayağa kaldırmak için atacağı ilk adımları da anlatan Babacan, somut projelerini şu şekilde sıraladı:
