DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Ekrem İmamoğlu ve belediye yetkililerine yönelik gözaltıları değerlendirdi. “Bugün sabah yapılan operasyonların siyasi ve ekonomik sonucu, Türkiye’nin iki yıldır çektiği ekonomik sıkıntıya bedeldir” diyen Babacan, yaşanan sürecin hukuki değil, tamamen siyasi bir müdahale olduğunu vurguladı. Türkiye’de yargının artık çift standartla işlediğini ve muhalefetin sistematik olarak baskı altına alındığını belirten Babacan, bu sürecin demokrasiyi anlamsızlaştıran bir darbe teşebbüsü olduğunu ifade etti.
Babacan, İmamoğlu ve belediye yöneticilerine yönelik operasyonun üç farklı başlık altında yürütüldüğünü belirterek, mali konular, “kent uzlaşısı” adı altında terörle ilişkilendirilme çabası ve Gezi Parkı olayları gibi birbirinden tamamen farklı dosyaların eş zamanlı olarak devreye sokulmasının siyasi bir planın parçası olduğunu vurguladı.
“Bağımsız ve tarafsız bir yargının olduğu bir ülkede, tamamen farklı konuların, 12 yıl önceki, 1 yıl önceki, 6 ay önceki soruşturmaların aynı sabah bir zaman ayarlı bomba gibi patlatılması mümkün olmaz. Eğer böyle oluyorsa, bu sürecin siyasi müdahaleyle yürütüldüğünün en açık göstergesidir.”
Babacan, yaşanan süreci sadece yargının değil, iktidarın doğrudan müdahalesiyle gerçekleşen bir siyasi hamle olarak gördüğünü belirtti.
“Türkiye sadece askeri darbelerin yaşandığı bir ülke değildir. 367 kriziyle, bürokratik vesayetle, yargının siyasete müdahalesiyle defalarca farklı vesayet girişimlerine sahne olmuştur. Bugün yaşadığımız şey de bundan farklı değildir. Demokrasiye yönelik bu müdahale, seçilmiş bir iktidarın eliyle yapıldığı için daha da tehlikelidir.”
Babacan, seçilmiş belediye başkanlarına yönelik operasyonun, demokratik değerleri zedelediğini ve sandığın kutsallığını yok ettiğini ifade etti.
“Demokraside mücadele yeri sandıktır. Demokrasi, hukukun üstünlüğü içinde ve fırsat eşitliği çerçevesinde bir yarıştır. Gücü elinde bulunduranın, devleti tüm imkanlarıyla kullanarak muhalefeti susturması, sindirmesi demokrasi değildir, başka bir yönetim anlayışıdır.”
Babacan, operasyonun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bilgisi ve onayı olmadan gerçekleşmeyeceğini belirterek, sürecin iktidar tarafından yönetildiğini öne sürdü.
