Babacan, iktidarın başarı üretemediği için toplumu korkutarak destek aradığını savunarak, “Artık umut siyaseti bitti. AK Parti için, Sayın Erdoğan için umut siyaseti bitti. 10 yıldır korku siyasetiyle yönetiliyor” ifadelerini kullandı. Tutukluluğun istisna olması gerektiğini belirten Babacan, Erdoğan’ın da geçmişte tutuksuz yargılandığını hatırlattı.
Dış politikaya da değinen Babacan, Erdoğan’ın Gazze konusundaki etkisinin kalmadığını söyledi: “Sayın Erdoğan’ı bırakın Arap Birliği ile İslam İşbirliği Teşkilatı ortak zirve yapıyor. Daha zirvenin sonuç bildirisi yazılırken İsrail Gazze şehrini ilhak amaçlı işgal ediyor.” Erdoğan’ı “koltuk koruma derdinde” olmakla suçlayan Babacan, Netanyahu için de “aklını yitirmiş” ifadesini kullandı.
Ekonomiye dair değerlendirmelerinde adalet vurgusu yapan Babacan, Şimşek ve Cevdet Yılmaz’ın güçsüz bırakıldığını savundu. “Doğruyu söylemek ayrı bir şey, yanlışı savunmak ayrı bir şey” diyen Babacan, yanlışı savunmanın hem itibar kaybettirdiğini hem de günah keçisi yapılma riskini artırdığını belirtti.
TELE1’de yer alan habere göre Babacan’ın açıklamalarının başlıkları şöyle:
-Bundan sonraki 10 yılı, 20 yılı, 30 yılı belirleyecek en önemli konu Amerika ve Çin olacak. Biz belki kendi içimizde çok dağıldığımız için, içeride bir sürü sorunlarla uğraştığımız için fazla konuşmuyoruz, tartışmıyoruz. Türkiye’nin bu konuda politikası nedir? Böyle bir şey yok. Peki Türkiye ne yapacak? Yok.
– Son dönemlerde de jeopolitik konularda gittikçe artan bir Çin-Amerika rekabeti değil, artık Çin-Amerika husumeti başlamış durumda. Bundan sonraki süreçte dünyadaki gelişmelerin gelinecek en önemli konulardan birisi o olacak.
-Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi etkisiz. Konu Çin’i ilgileniyorsa Çin veto ediyor, Amerika’yı ilgilendiriyorsa Amerika veto ediyor, Rusya’yı ilgilendiriyorsa Rusya veto ediyor ve sistem işlemiyor. Uluslararası güvenlik açısından baktığımızda ciddi sıkıntılar var. NATO vardı ama NATO eski koruma şemsiyesi değil artık, bunu artık görmemiz gerekiyor. Amerika Avrupa’nın arkasındaki desteğini çekti. Amerika kendi savunma işlerine kendisi baksın diyor.
– Türkiye bu Avrupa’nın kendi oluşturacağı savunma sistemine ne kadar entegre olabilir, ne kadar siyasi şartlar buna müsait ve bunu da görmemiz gerekecek. Bana göre Türkiye’ye çok önem kazandırır, Türkiye’ye çok çok faydalı olur. Ama buradaki pazarlık, müzakere nereye gider, nasıl olur? Avrupalılar eğer bize yönelse Türkiye’ye baştan katmaları gerekir. Yok siyasi gerekçelerle de Türkiye’ye bir miktar oyalayalım, pazarlık edelim diye düşünürlerse bu kayıp olur Türkiye için de Avrupa için de…
