Başsavcılıktan yapılan açıklamada, dün bir televizyon kanalında, CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik sarf edilen aleni sözlerin, kamu düzeni ve barışını bozmaya elverişli, halkı yanıltıcı ve gerçeği yansıtmayan ifadeler içerdiğinin değerlendirildiği kaydedildi.
Bu kapsamda, Özel hakkında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu kapsamında resen soruşturma başlatıldığı belirtildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in dün bir televizyon programında kendisi hakkındaki açıklamalarına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin bir üyesi olarak Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı kılmak için gece gündüz demeden çalıştıklarını belirten Gürlek, şunları kaydetti:
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin bir üyesi olarak Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı kılmak için gece gündüz demeden çalışıyoruz.
Amacımız; çocuklarımızı suçtan, ailelerimizi huzursuzluktan korumak; torbacısından baronuna, kara paracısından bahis çetelerine kadar tüm suç odaklarıyla mücadele etmek; belediyeleri yağmalayan suç örgütlerinden hesap sormak, faili meçhul dosyaları aydınlatmak üzere kararlılıkla ilerlemektir.
Meslek hayatımız boyunca terör örgütlerine, suç şebekelerine ve vesayet odaklarına karşı sadece hukukun gücüyle mücadele ettik. Ne şahsımıza ne de devletimizin kurumlarına yönelik başvurulan haysiyet cellatlığına dün olduğu gibi bugün de itibar etmedik.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bir televizyon kanalında şahsımı hedef alarak ortaya attığı mesnetsiz iddialar ise siyasi tükenmişliğini hayal ürünü senaryolarla örtmeye çalışan bir “iftira siyaseti”nin tezahürüdür.
Yürümekte olan yargı süreçlerini “darbe” olarak nitelendiren Özel, aslında suçluların hamiliğini yapmaktadır. 15 Temmuz’da canı pahasına demokrasiyi savunanların mücadelesini, kendi “butlan” davası korkularıyla bir tutmak en hafif tabirle büyük bir çarpıtma ve hadsizliktir.
Devlet görevimize dair Sayın Cumhurbaşkanımızla iletişimimizi, alçakça iftiralarla kirletmeye çalışmak, bir ana muhalefet genel başkanının değil, ancak sorumluluk duygusunu yitirmiş bir siyaset anlayışın ürünüdür. Bu iddialar, devlet ciddiyetine ve milli güvenliğimize yapılmış açık bir saldırıdır.
