Bakan Fidan’dan Müzakere Açıklaması: ‘Her İki Taraf da Ateşkes Konusunda Samimi’

Bakan Fidan’dan Müzakere Açıklaması: ‘Her İki Taraf da Ateşkes Konusunda Samimi’

İşte Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açıklamalarından satırbaşları:

Dün itibarıyla taraflar müzakerelerdeki aldıkları mesafeyi kamuoyuyla paylaştılar. Ne oldu, ne olmadı… Dün gün boyu müzakerede bulunan taraflarla iletişim halindeydik, öncesinde de olduğu gibi. Ortaya çıkan tabloda biz ne yapabiliriz, katkımız nasıl olabilir; onu da değerlendirmek için hem de bir de olay nerede tıkanıyor, tıkanmıyor ona bakmak için. Şimdi geldiğimiz noktada Amerikalılar tabii daha net bir açıklama yaptılar. Başkan Yardımcısı Vance basın toplantısı yaparak aslında masaya bir teklif getirdiklerini, nükleer konuda genel itibarıyla tıkanmanın olduğunu işaret eden bir şey oldu, açıklamaları oldu. Biz de taraflarla konuştuğumuz zaman esas itibarıyla bu konuda şu anda belli teklifler var.

Ama ben açıkçası çok uzun zamandır çok müzakerelerin içerisinde hani bulunmanın da getirdiği bir ders çıkarmayla şunu söyleyebilirim: Burada taraflar aslında başlangıç pozisyonlarını ortaya koydular. Bu normaldir. Başlangıç pozisyonları her zaman için biraz maksimalist olur. Daha sonra taraflar bunu arabulucuların da desteğiyle bir noktada buluşturmaya çalışırlar. Yeter ki ateşkesi ulaşmada ve devam ettirmede bir şey olsun, daimi kalıcı niyetleri olsun. Benim gördüğüm şu anda her iki taraf da ateşkes konusunda samimi. İhtiyacın farkında. Tabii her zaman için bir İsrail faktörü var. İsrail’in buradaki oyunbozanlığını hep hesapta tutmak gerekiyor. Biz bunu Amerikalılara da ve diğer taraflara da sürekli söylüyoruz. Ama an itibarıyla Amerikalılar da, İranlılar da kendi evlerine gittiler. İranlılar özellikle Amerika’nın yaptığı teklifi değerlendirecekler, bir cevap verecekler diye düşünüyorum.

Şimdi esas itibarıyla, şimdi müzakere edilen konu başlıklarına baktığımız zaman bunların 15 gün içerisinde nihai bir imzalanacak belgeye bağlanması teklif olarak da çok fazla mümkün olmayabilirdi. Biz her zaman için bir arada onun ipucunu vermiştik. Taraflar iyi giderlerse ilave bir ateşkes gündeme gelebilir; 45 gün, 60 gün ki müzakereler devam edebilsin, bu esnada sorunları çözebilsinler. Şimdi şöyle bir husus var: Yani nükleer konuda olay ya hep ya hiçe dönerse, özellikle zenginleştirmeyle ilgili konuda, orada bir ciddi engelle karşılaşabiliriz diye düşünüyorum. Ama inşallah bunu da şimdi bazı arabulucuların, diğer ülkelerin de desteğiyle aşmaya çalışacağız.

İranlılar Hürmüz ile ilgili belli talepleri gündeme getirme durumunda. Bundan etkilenen ülkeler, buradan gelen enerjiyle ayakta duruyor. Bunu devam ettirmenin yolu olarak buraya nasıl girebiliriz diyorlar. Bazıları uluslararası bir güç oluşturup gemilerin geçişini mümkün kılalım diyor. Şu an taraflar görüşüyor, herkes ciddiyetin farkında diyenler de var.

Burada ince bir çizgi var: Boğazı açık tutmak ile İran’a karşı yürütülen savaşın parçası olma meselesi var. Kimse bu savaşın içinde yer almak istemiyor. Bizim de böyle bir çabamız var. Hürmüz’ün çözülmesi için elimizden gelen her türlü katkıyı yapıyoruz. Herkesin elinden geleni yapması lazım.

Bizim aldığımız enerjinin bize gelmesinde sorun yok ama fiyatında sorun oluyor. Biliyorsunuz, Rusya-Ukrayna savaşıyla Rus enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara erişimiyle ilgili bir kriz yaşandı. Şimdi bunun üzerine böyle bir krizin eklenmesi… Hatta Afrika’da bazı ülkelerde kıtlık ve açlık meselesine de sebep olabilir. Tabii daha sonra belki konuşuruz ama Hürmüz Boğazı meselesinin uzun zamandır ortaya konulan bölgesel bir geçmişi var.

Exit mobile version