Ancak bakanlık, bilgi talebine süresi içinde yanıt vermeyince konu yargıya taşındı. Mahkeme süreci devam ederken, 12 Mart 2025 tarihli resmi yanıtta, bakanlık raporu “ihbar” olarak değerlendirdiğini ve bu kapsamda denetimlerin artırıldığını açıkladı. Ancak kamuoyunun merak ettiği analiz sonuçları yine açıklanmadı. Greenpeace’in talep ettiği bilgiler arasında 2022–2024 arasında yapılan yaklaşık 247 bin pestisit denetiminin ayrıntıları da vardı.
Bakanlık savunmasında, verilerin paylaşılmasının kamu yararına olmayacağı yönünde değerlendirme yaparken, açıklamanın hem iç hem dış ticarette sorun yaratabileceği kaygısını da gerekçe olarak sundu. Ayrıca analizlerin İstanbul’un bazı ilçelerinde ve sınırlı bir sürede yapıldığı belirtilerek ülke geneline genellenemeyeceği ifade edildi.
Öte yandan, Greenpeace Türkiye, Halk TV’nin haberine göre bakanlığın açıklamasına ayrıntılı bir yanıt sundu. Çevre örgütü, bakanlığın ileri sürdüğü “kişisel veri”, “ticari sır” ve “yanlış yorumlama riski” gibi gerekçelerin hukuki bir karşılığı olmadığını, bilgi edinme ve çevre hakkının bu tür bilgiler için açık biçimde tanındığını ifade etti.
Greenpeace’e göre, bakanlığın “Kalıntı Eylem Planı var” yönündeki savunması da yeterli değil. Çünkü söz konusu plan, bilgi edinme başvurusundan aylar sonra erişime açıldı ve içinde planlama, ölçüm ya da izleme sistemlerine dair anlamlı bir içerik bulunmuyor. Uygulama yapılan ürünler ve bölgelerin neye göre seçildiği de açıklanmamış durumda.
Bakanlığın “pestisit analizleri kişisel veridir” iddiası da Greenpeace’e göre geçersiz. Çünkü talep edilen veriler; üretici kimliği, parsel bilgisi ya da şirket adları içermiyor. Çevre örgütü, kamu sağlığını ilgilendiren bu tür verilerin “kişisel veri” değil, “çevresel bilgi” olduğunu ve Çevre Kanunu ile Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında kamuya açıklanması gerektiğini savunuyor.
Aynı şekilde “veriler ticari sırdır” savunması da Greenpeace tarafından eleştiriliyor. Gıda ürünlerine ilişkin pestisit analizlerinin herhangi bir üreticiye ait gizli formül ya da pazar bilgisi içermediği, bunun halk sağlığına dair bir konu olduğu vurgulanıyor.
