Kenger sakızı, ilkbahar aylarında dağlık ve kırsal alanlarda yetişen kenger bitkisinin kökünden çıkan süt kıvamındaki öz sıvıdan elde ediliyor. Bu sıvı, doğal yollarla kurutulup şekillendirilerek sakız haline getiriliyor. Oldukça zahmetli bir süreç gerektirdiği için ürünün toplanması hem zaman alıyor hem de az sayıda kişi tarafından yapılıyor. Bu durum da fiyatların artmasında etkili oluyor.
Tanesi 25 TL’den satılan kenger sakızı, sadece fiyatıyla değil sağlık üzerindeki olumlu etkileriyle de dikkat çekiyor. Halk arasında yıllardır doğal şifa kaynağı olarak bilinen bu ürünün; diş sağlığını desteklediği, mide ağrılarını hafiflettiği, kulak enfeksiyonlarının iyileşmesine yardımcı olduğu, migren üzerinde etkili olduğu ve yüz felci geçirenlerde kas hareketliliğini artırdığı belirtiliyor. Tamamen katkısız ve doğal yollarla elde edilmesi, ürünü ticari sakızlardan ayıran en önemli özelliklerden biri.
Sivas’ta aktar olarak hizmet veren Muhammet Emin Gülle, kenger sakızının yeni nesil tarafından pek tanınmadığını, ancak 50 yaş üstü vatandaşların ürünü çok iyi bildiğini ve talep ettiğini belirtiyor. Gülle, “Bu sakızı toplamak oldukça zahmetli. İnsanlar dağ taş demeden dolaşıyor kenger bitkisini bulup kesiyorlar. Yeni nesil sakızlar ile karşılaştırmaya bile gerek yoktur. Şimdiki sakızlar tamamıyla plastik, ancak kenger sakızı tamamen doğal ve sağlıklıdır” diyerek ürünün değerine dikkat çekiyor.
Fiyatı çeyrek altını geçip yarım altın seviyelerine ulaşsa da, kenger sakızına olan ilgi azalmıyor. Özellikle doğal yaşam ve bitkisel ürünlere yönelen tüketiciler, bu geleneksel ürüne büyük rağbet gösteriyor. Sınırlı üretimi ve zorlu toplama koşulları nedeniyle, kenger sakızının ilerleyen yıllarda daha da değerlenmesi bekleniyor.
