Tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan Yoloğlu, boş zamanlarını sanatla değerlendiriyor. Doğaya zarar vermeden topladığı atık ağaç dallarını ve taşları ustalıkla işleyerek yeniden hayat veriyor. Özellikle hayvan figürlerine ağırlık veren Yoloğlu’nun yaptığı geyik, kartal ve çeşme taşları büyük ilgi görüyor.
Üç çocuk babası olan Turabi Yoloğlu, doğayla iç içe yaşamanın avantajını sanatına yansıtıyor. Söğüt ve ceviz ağaçlarının kuruyan dallarını toplayarak işe başladığını anlatan Yoloğlu, sonrasında taşlara da yöneldiğini belirtiyor.
“Boş zamanlarımı değerlendirmek istedim,” diyen Yoloğlu, ilk eserlerini söğüt ağacından yaptığını söyledi. Daha sonra ceviz ağacından geyik ve kartal figürleri ortaya çıkardığını, bunların bir kısmını hediye ettiğini ifade etti.
Taş işlemeye de merak salan Yoloğlu, özellikle kireç taşlarıyla ilgileniyor. Ancak taş bulmakta zorlandığını belirtiyor. Yoloğlu, “Keski, keser ve matkap kullanıyorum. İlkel ama etkili yöntemlerle çalışıyorum. Elimdeki malzemenin doğasına göre şekil veriyorum,” diyor.
Sanatının temelinde doğaya saygı olduğunu vurgulayan Yoloğlu, asla canlı ağaçları kesmediğini, yalnızca kurumuş ve atılmış dalları kullandığını belirtiyor.
Motorlu testereyle kaba form verdiği ağaç parçalarını, evinin tandır odasına çevirdiği atölyede detaylı şekilde işliyor. “Kafamda tasarladığım eserleri önce taslak haline getiriyorum. Sonrasında detaylara inerek ruh katıyorum,” diyen Yoloğlu, özellikle hayvan figürlerine yöneldiğini söylüyor.
