Önergesinde sahadan gelen bilgiler ve insan hakları örgütlerinin raporlarına yer veren Alp, elektrik, su ve iletişim hizmetlerinin kesilmesiyle bölgedeki koşulların ağırlaştığını ifade etti.
Sağlık sisteminin çökme noktasına geldiğine işaret eden Alp, “Yakıt, temiz su ve sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi, dondurucu hava koşulları ve yetersiz beslenme nedeniyle en az beş çocuk yaşamını yitirdi. Bebek maması ve temel ilaçların tükenmesi, sık yaşanan elektrik kesintileri ve oksijen yetersizliği yenidoğan ölümlerini artırmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Suriye’nin kuzeyinde yaşananların sadece bölgesel bir kriz değil, ağır bir insanlık sorunu olduğunu belirten CHP’li Alp, uluslararası hukukun çatışma koşullarında sivillerin özel olarak korunmasını zorunlu kıldığını hatırlattı.
Alp, “Hiçbir askeri, siyasi ya da güvenlik gerekçesi, temel insan haklarının ihlalini meşrulaştıramaz” diyerek, Türkiye’nin uluslararası hukuk ve vicdani sorumluluk çerçevesinde daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini savundu.
İnan Akgün Alp, Cumhurbaşkanı Yardımcısı tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği soru önergesinde, bölgeye yönelik insani yardım planlamalarına ilişkin şu sorulara yanıt aradı:
Bölgeye yönelik bir insani yardım programı bulunmakta mıdır, kapsamı nedir?
Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası kuruluşlar nezdinde başlatılan girişimler nelerdir?
