Toplantıda konuşan Rızvanoğlu, yangınla mücadelenin yalnızca sayısal verilerle değerlendirilemeyeceğini belirterek, bu sürecin uzmanlık gerektirdiğini ifade etti.
Rızvanoğlu, yangınlara müdahale sürecinde profesyonelliğin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Yangınla mücadele sayı işi değildir. Bu iş uzmanlık işidir ama iktidar ne yapıyor? Sayı büyütüyor, rakam açıklıyor, algı yönetiyor. Bu yaklaşım maalesef tam bir sorumsuzluk örneğidir. Çünkü yangın sahası iyi niyetle girilecek bir yer değildir. Eğitim ister, deneyim ister, disiplin ister. Elbette vatandaşlarımızın dayanışma duygusu, fedakarlığı ve yardım etme isteği son derece kıymetlidir. Ancak hazırlığı olmayan insanları yangın hattına sürmek, insan hayatını riske atmaktır”
Ormanların korunmasına ilişkin parti yaklaşımını da aktaran Rızvanoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu ülkenin ormanları sahipsiz değil. Bu ülkenin ormanları kaderine terk edilecek alanlar hiç değildir. Bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak bakış açımız nettir. Yangınla mücadele; yangını önlemek, hazırlıklı olmak ve süreci bilimsel yöntemlerle yönetmektir. Orman politikası ise rant anlayışıyla değil, kamu yararı anlayışıyla yürütülmelidir. Bu yüzden diyoruz ki önleme politikaları güçlendirilmeli, eğitimli ve kadrolu ekipler oluşturulmalı, gönüllülük sistemi bilimsel ve güvenli hale getirilmeli, orman köylüsü sürecin asli aktörü olmalı, kırsalda yangın kültürü tekrar yaratılmalı ve en önemlisi ormanların amaç dışı kullanımına verilen izinler istisna değil, sıkı denetime tabi olmalıdır. Bugün alınmayan her önlem, yarının felaketine dönüşmektedir. Kaybedilen her hektar orman, yalnızca doğanın değil, bu ülkenin ortak geleceğinin kaybıdır. Bu nedenle ormanları korumak bir tercih değil, devletin en temel sorumluluklarından biridir. Biz, ormanlarımızın rant uğruna değil, gelecek kuşaklar için korunması gerektiğini savunmaya devam edeceğiz. Çünkü bu ülkenin ormanları sahipsiz değildir. Ormanlar milletindir, gelecek nesillerindir ve hepimizin ortak emanetidir.”
