Niğde’de domates üretimi yapılan bölgelerde incelemelerde bulunan Gürer, Ziraat Mühendisi Doğukan Eker ile birlikte üreticilerin karşı karşıya kaldığı tabloyu değerlendirdi. Görüşmede, girdi maliyetlerindeki artış, ürün fiyatlarındaki dengesizlik ve tarımda planlama eksikliği öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Ekim döneminin başladığına dikkat çeken Gürer, gübre, mazot ve elektrik fiyatlarındaki artışın üretim maliyetlerini ciddi şekilde yükselttiğini belirtti. Bölgenin domates, biber ve patates üretimiyle öne çıktığını hatırlatan Gürer, üretim sürecine ilişkin belirsizliklerin çiftçiyi tedirgin ettiğini ifade etti.
Ziraat Mühendisi Doğukan Eker ise üreticilerin yaşadığı sıkıntıları ayrıntılarıyla anlattı. Girdi maliyetlerinde geçen yıla göre yüzde 35-40’a varan artış olduğunu belirten Eker, satış fiyatlarının aynı oranda yükselmediğini söyledi. Eker, “Geçen seneye göre girdi maliyetlerimiz yüzde 35-40’a kadar arttı. Bir de savaş dolayısıyla gübrelerin, katı gübrelerin ve mazotun artışı çiftçiyi çok fazla etkiledi. Ancak biz bunun karşılığını satış yaptığımızda, domatesteki kazancımızı maalesef iki senedir bulamıyoruz. İki senedir domates üreticileri kötü durumdalar. Devlet bazı konularda destek yapıyor ancak üretime destek verilirken satışta bize yardımcı olma kısmında, özellikle hasat döneminde eksik kalınıyor. Yeri geliyor bazı ürünlerimizi tarlada bırakmak zorunda kalıyoruz. Kimi zaman köylüye ‘gelin toplayabilirsiniz’ diyoruz. O derece bir duruma geliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bölgede ekim alanlarının daraldığını belirten Eker, üreticilerin üretimden çekilmeye başladığını vurgulayarak, “Bölgemizde çiftçi, özellikle domates çiftçisi çok zor durumda. Ekilişler de buna bağlı olarak azaldı. Üretimler azalıyor. Çiftçiler artık kendi topraklarından çekilir vaziyete gelmiş durumda.” dedi.
Tarımda planlamanın önemine işaret eden Gürer, üretim sürecinin bütüncül şekilde ele alınması gerektiğini belirterek, “Üretim öncesini, üretim sürecini ve üretim sonrasını planlarsak kendi kendine yeten bir ülke haline gelebiliriz” dedi. Eker ise bu değerlendirmeye, “Hatta fazlasını üretip ihracata yönelebiliriz” sözleriyle destek verdi.
Hasat sonrası süreçte yaşanan sorunlara da değinen Gürer, ürünlerin tarlada kalmasının ciddi bir kayıp olduğunu belirtti
Mazot fiyatlarındaki artışın üretim maliyetlerine doğrudan yansıdığını belirten Eker, bir traktörün günlük yakıt tüketimi üzerinden örnek verdi. Eker, “Mazot fiyatı yaklaşık iki katına yaklaştı. Geçen yaz 45-55 lira bandında mazot alırken şu an 76 lirayı geçti, 90 liraya yaklaşacağı söyleniyor. Yaz döneminde çiftçinin maliyeti daha da artacak. Bir traktör günde yaklaşık 35-40 dekar işleyebilir ve akşama kadar yaklaşık 100 litre mazot yakar. Bu da sadece 30-40 dönüm tarlanın sürüm maliyetinin yaklaşık 9 bin liraya ulaşması demektir” dedi.
