Açıklamasında, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesinin Meclis Genel Kurulu’nda yalnızca bir dekor haline geldiğini ifade eden Karaca, TBMM’nin yasama yetkisinin yürütmeye bağlı bir memuriyet makamı gibi görülmesini eleştirdi. “Anayasa yalnızca iktidarın işine geldiğinde hatırlanıyor” diyen Karaca, yargı bağımsızlığının da siyasal müdahalelerle zedelendiğini vurguladı.
Gülizar Biçer Karaca, Hatay halkının milletvekili olarak seçtiği Can Atalay hakkında Anayasa Mahkemesi’nin verdiği bağlayıcı kararın uygulanmamasını sert ifadelerle eleştirdi. Bu kararı Genel Kurul’da okuduğu için kendisine Meclis Başkanvekili olarak oturum yönetme görevi verilmediğini belirten Karaca, bu durumu anayasanın açık ihlali olarak değerlendirdi.
“Bu tutum yalnızca şahsıma değil, hukukun üstünlüğüne, anayasanın bağlayıcılığına ve milli iradenin temsiline yöneliktir” diyen Karaca, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un bu konuda tarafsızlığını kaybettiğini ve yürütmenin siyasal tercihlerini esas alan bir anlayışı benimsediğini savundu.
Karaca açıklamasında, “Eğer bir Başkanvekili, Anayasa Mahkemesi’nin kararını okuduğu için fiilen görevden uzak tutuluyorsa bu anayasal düzenin tasfiyesidir” ifadelerine yer verdi. Meclis’in yürütmenin sadakat memurluğuna indirgenemeyeceğini vurgulayan Karaca, TBMM çatısı altında anayasal hakların yok sayıldığını belirtti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş’un, Başkanlık Divanı’nda ana muhalefetin temsiline yönelik “kurumsal bir ambargo” uyguladığını öne süren Karaca, bunun sadece bir siyasi tercihten ibaret olmadığını, aynı zamanda Anayasa’ya ve AYM kararlarına açık bir meydan okuma anlamına geldiğini ifade etti.
