TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili sıfatını da taşıyan Tanrıkulu, İmamoğlu’nun sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek, kamuoyuna selam ve sevgilerini ilettiğini aktardı. Tanrıkulu ayrıca, yargılama sürecine ilişkin duruşmaların ayın 9’unda başlayacağı bilgisini paylaştı.
Açıklamasında cezaevi kampüsünün hemen yanında inşası süren ve yaklaşık iki bin kişi kapasiteli olduğu belirtilen yeni duruşma salonuna dikkat çeken CHP’li Tanrıkulu, bu yapıları darbe dönemlerindeki yargılama mekanlarına benzetti. İktidarın söz konusu salonların inşasını bir övünç kaynağı olarak sunduğunu ifade eden Tanrıkulu, 19 Mart tarihinde yaşanan gelişmeleri bir “darbe girişimi” olarak tanımladıklarını hatırlattı.
Açıklamasının devamında seçim güvenliği konusuna değinen Tanrıkulu, seçim güvenliğinin sadece oy verme gününden ibaret bir kavram olmadığını, tüm süreci kapsadığını vurguladı. İktidar partisinin sandıktan istediği sonucu alamayacağını gördüğü için yargı mekanizmasını kullanarak seçim sürecini hukuka aykırı biçimde dizayn etmeye çalıştığını öne süren Tanrıkulu, şunları kaydetti:
“Ekrem İmamoğlu’na, İstanbul Büyükşehir Belediyesine ve partimiz Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine karşı yürütülen bu operasyonlar, sıradan bir görevi kötüye kullanma veya ihmal meselesi değildir. Bu süreçlerin tamamı anayasal düzene karşı suç niteliği taşımaktadır.”
Hukuki süreçlerin bir yıl önce İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başladığını belirten Tanrıkulu, temel amacın Türkiye’nin birinci partisi konumundaki CHP’yi baskı altına almak ve sandıkta yenilemeyen siyasi rakibi yargı eliyle etkisiz hale getirmek olduğunu savundu. İktidarın “Seçim olsun ama hep ben kazanayım” anlayışıyla hareket ettiğini iddia eden Tanrıkulu, CHP olarak yaşanan tüm süreçlerin farkında olduklarını ve bu ihlalleri hafızalarına kaydettiklerini ifade ederek sözlerini tamamladı.
