Maktulün bir gün video göstermek için telefonunu kendisine verdiğini, bu sırada eski sevgilisiyle fotoğraflarını ve videolarını gördüğünü öne süren sanık, “Silmesini söyledim. Ancak çöp kutusunu kontrol ettiğimde fotoğraflar çöp kutusundaydı. Geçmişi silmemiz gerektiğini belirttim. Sonra dışarı çıktım. Eşimde nefes darlığı olduğu için eve geri gittim. Ertesi gün eşimin telefonunu kontrol ettiğimde çöp kutusunda eski sevgilisine ait fotoğraflar vardı. Eşimin telefonunu yanıma alarak servisle işe gittim. Yaklaşık 8 saat sonra servisle eve döndüm. Eve girdim oturma odasının kapısını açtığımda eşimi yerde gördüm” ifadelerini kullandı.
Evde kendisine ait ruhsatlı bir tüfekle eşinin intihar ettiğini gördüğünü belirten sanık, hemen 112 Acil Servisi aradığını söyledi. Sanık, sehpanın üzerinde bulduğu mektubu okuduğunu belirterek, şunları söyledi: “Fotoğraf olayı dışında eşimle herhangi bir tartışmamız olmadı. Evlenmeden önce de eşimle görüştüğümüzde intihara meyilliydi. Kendisine yönelik birlikte olduğumuz dönem içerisinde herhangi bir darp veya cebir uygulamadım. Suçlamayı kabul etmiyorum.”
Maktulün babası Ekrem Karacan ise olaydan yaklaşık 3 ay öncesinden itibaren kızıyla görüşmediğini aktardı. Karacan, “Eşim kızımı aramış. Telefonu önce açmamış, üçüncü arayışında ise sanığın ağabeyi telefonu açmış ve gelmemiz gerektiğini söylemiş. Eve gittiğimizde kızımın öldüğünü öğrendik.”
Esas hakkındaki son görüşünü açıklayan Cumhuriyet savcısı, kriminal raporları, adli tıp bulguları, olay yeri inceleme tutanakları ve sanığın savunması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suçu işlediğine dair kesin ve şüpheden uzak bir delil elde edilemediği belirterek, sanığın beraatına karar verilmesini talep etti. Savunma yapan sanık avukatı Coşkun Demir de savcılık mütalaasına katıldıklarını vurgulayarak olayın cinayet değil intihar vakası olduğunu ifade etti.
Maktulün yapılan otopsisinde ölü katılıkları ve morluklarına göre en az 6 saat önce vefat ettiğini gösterdiğini aktaran sanık avukatı, “Buna göre Çiğdem Keklik, gece saat 04.00-05.00 sıralarında intihar etmiştir. Bu saatlerde müvekkil çalışmış olduğu oteldedir. Bütün bu anlatımlarımız sonrasında davaya konu olayın bir cinayet değil intihar vakası olduğu apaçık ortadadır.” dedi.
Mahkeme heyeti, sanığın “eşe karşı kasten öldürme” suçunu işlediğinin sabit olmaması ve yeterli delilin bulunamaması nedeniyle beraatına karar verdi.
