Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sanatta Köklü Bir Birikime Sahibiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sanatta Köklü Bir Birikime Sahibiz

Türkiye’nin binlerce yıllık köklü bir sanat ve medeniyet birikiminin varisi olduğunu belirten Erdoğan, Anadolu’nun adeta bir “açık hava müzesi” niteliği taşıdığını ifade etti.

Türkiye’nin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listelerinde 32 değerle dünyada ikinci sırada yer aldığını hatırlatan Erdoğan, bu mirasın canlı tutulmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Medeniyet anlayışlarının merkezine insanı koyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı, sanatın hakikate yönelen bir yolculuk olduğunu belirterek ustaları “yaşayan hazineler” olarak tanımladı.

Bu kapsamda 10 yeni ismin Yaşayan İnsan Hazineleri listesine eklendiğini açıklayan Erdoğan, ödül alan sanatçı ve kuruluşları tebrik etti. Dijitalleşmenin getirdiği yüzeyselliğe dikkat çeken Erdoğan, genç nesillere kültürel değerlerin daha güçlü aktarılması gerektiğini vurguladı.

“Sizleri en kalbi duygularla, sevgiyle, muhabbetle selamlıyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ile Yaşayan İnsan Hazineleri ödüllerini takdim ettiğimiz bu anlamlı törende sizlerle birlikte olmak, büyük bir emeğin ve değişimin karşılığını almak bizler için son derece kıymetlidir. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine, bu gazi mekâna hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Sizlerin iz bıraktığı her yerde, gönül coğrafyamızda kültür ve sanat dünyamıza katkı sunan, medeniyet irfanımızı gelecek nesillere aktaran ince ruhlu insanlara; yani tüm sanatçılarımıza ve ustalarımıza selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum.

Kültür mirasımızın adeta modern zamanlardaki muhafızları olan siz değerli üstatlarımıza canıgönülden şükranlarımı sunuyorum. Bu güzel programı tertipleyerek bir araya gelmemize vesile olan Kültür Bakanlığımıza, Sayın Bakan ve ekibine teşekkürlerimi sunuyorum.

Sözlerimin hemen başında şu hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. Değerli dostlarım, hâl nasıl sârî ise mekân da sârîdir. Bunlar insana, özellikle de sanat ve zanaat erbabına doğrudan sirayet eder. Sanatçının zihnine, sezişine, dünyayı algılayışına ve olayları okuyuş biçimine etki eder. Sanatçının ortaya koyduğu her eser, ustaların vücuda getirdiği her ürün, aslında binlerce yıllık tarihin, kültürün, geleneğin, mekânın ve elbette yaşanılan coğrafyanın bir özeti, sureti ve neticesidir. Bu yönüyle camilerimizin, mescitlerimizin ve mimari yapılarımızın sanat eserleriyle süslenmesi asla tesadüf değildir.

Geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata kadar uzanan çok köklü bir birikimin varisleriyiz. Biliyorsunuz, Anadolu deyim yerindeyse bir açık hava müzesidir; en doğusundan en batısına kadar bu topraklarda kökleri çok derinlere uzanan bir kültür ağacı, bir sanat ve medeniyet çınarı her köşeyi kuşatmaktadır. Hangi ilimize, hangi yöremize giderseniz gidin, orada muhakkak sanata gönül vermiş, gönül imbiğinden aşkla damıttığı duyguları ve fikirleri esere dönüştürmüş ustalarla, üstatlarla ve sanatçılarla karşılaşırsınız. Tarihin, kültürün ve mekânın sanatkâr bir kalbe nasıl tesir ettiğini, onu nasıl güzelleştirdiğini, maharetli ellere nasıl ilham verdiğini bir bakışta anlarsınız.

Exit mobile version