Konuşmasında, 28 Şubat’ta başlayan ve küresel piyasaları sarsan İran merkezli krize ve Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin en büyük petrol arz kesintisinin yaşandığını hatırlattı.
Küresel petrolün yüzde 25’inin, LNG’nin ise yüzde 20’sinin devre dışı kalmasıyla petrol varil fiyatlarının iki katına fırladığını belirten Erdoğan, “Rusya-Ukrayna savaşı ile Hürmüz’ün kapanması bize şunu öğretmiştir: Enerji arz güvenliğinin sağlanması sadece bir kalkınma meselesi değil, aynı zamanda bir egemenlik ve milli güvenlik meselesidir” dedi.
Erdoğan, Türkiye ekonomisinin tüm küresel şoklara rağmen 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyüyerek üst üste 23 çeyrektir büyüme ivmesini sürdürdüğünü ve bu durumun enerji talebini daha da artıracağını kaydetti.
Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa’da 5’inci, dünyada 11’inci sırada yer aldığını belirten Erdoğan, “Türkiye Ulusal Enerji Planı” kapsamında enerjide dışa bağımlılığı sıfırlamayı hedeflediklerini söyledi. Bu doğrultuda devasa hedefler açıklandı.
2025 yılı sonu itibarıyla 40 bin megavat olan rüzgar ve güneş kurulu gücü, 2035 yılında 120 bin megavata çıkarılacak. Bu tarihi vizyon için tam 80 milyar dolarlık devasa bir yatırım bütçesi ayrıldı.
Üretilen elektriğin sisteme entegrasyonu için yeni bir yeşil şebeke inşa edilecek ve aynı dönemde 5 bin megavatlık deniz üstü (offshore) rüzgar kapasitesi oluşturulacak.
Çevre hassasiyetini istismar eden marjinal gruplara ve yatırımları sabote etmek isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, “13 yıl önce 3-5 ağacın yerinin değiştirilmesini bahane ederek sokakları ateşe veren gezici vandallara nasıl boyun eğmediysek, bugün de teslim olmayacağız. Türkiye’nin kaynaklarını milletimiz için kullanacağız” dedi.
Bugün resmen hizmete alınan 78 ildeki 7 bin 110 adet elektrik santralinin toplam yatırım değerinin 5,6 milyar dolar olduğunu açıklayan Erdoğan, bu yatırımların Türkiye’yi 1,8 milyar dolarlık doğal gaz faturasından kurtardığının altını çizdi.