Küresel güç dengelerinin sarsıldığı, yapay zekanın asimetrik riskler doğurduğu ve küresel finansın stres testinden geçtiği bir dönemde kaleme alınan makale, Ankara’nın yeni dönem dış politika vizyonunu ve “Dünya 5’ten büyüktür” şiarını destekleyen çok net mesajlar barındırıyor.
Uluslararası mekanizmaların yetersizliğini sert bir dille eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurallara dayalı uluslararası düzenin tamamen çöktüğünü vurguladı.
BM Güvenlik Konseyi’nin yapısal sorunlarına dikkat çeken Erdoğan, bu acizliğin en somut ve acı örneğinin Gazze’de yaşandığını ifade etti. İsrail’in yürüttüğü katliamlarla insanlığın ortak değerlerini ayaklar altına aldığını belirten Erdoğan, küresel krizlerin ancak “uygulanabilir kurallara” dayalı yeni ve adil bir düzenle aşılabileceğini, Türkiye’nin barış diplomasisi ve arabuluculuk rolüyle tüm taraflarla güven temelinde somut adımlar atmaya devam edeceğini kaydetti.
Türkiye’nin 1991 yılında bağımsızlığını ilan ettiği ilk gün Kazakistan’ı tanıyan ilk ülke olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki köklü manevi bağların bugün devasa bir ekonomik ortaklığa dönüştüğünü belirtti.
Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin meyvelerini verdiğini ifade eden Erdoğan, ikili ilişkilere dair şu güncel ve çarpıcı ekonomik verileri paylaştı:
Eğitim, spor ve kültür alanındaki mükemmel ilişkilerin öncelikli gündem maddesi olduğunu belirten Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı tarafından 2026 yılı Turizm Başkenti olarak Ankara’nın seçildiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı, tüm Kazak halkını yıl boyunca başkent Ankara’da düzenlenecek tarihi, kültürel ve sportif etkinliklere katılarak Türk dünyasının ortak hafızasını paylaşmaya davet etti.
