İddianamede, suç örgütünün üyelerini 15-20 yaş aralığındaki gençlerden seçtiği belirtildi. Bu gençlerin, bilgisayar oyunları ve sokak suç şebekelerini konu alan internet dizilerinden etkilendiği yönünde tespitler yer aldı. İddianame, bu durumun örgütün yapılanmasında ve eylemlerinde önemli bir rol oynadığını ortaya koydu.
Soruşturma sonucunda, 69’u tutuklu ve 9’u firari olmak üzere toplam 105 şüpheli hakkında dava açıldı. Örgütün faaliyetleri sonucunda 2 kişi hayatını kaybederken, 78 kişi de müşteki olarak dosyada yer aldı.
İddianameye göre, örgüt elebaşı firari Barış Boyun’un, örgütün Türkiye’deki faaliyetlerini sürdürmek için farklı yöneticiler atadığı ve silahlı eylem grubunun başında ise Beratcan Gökdemir’in bulunduğu belirtildi. Gökdemir’in liderliğindeki “Daltonlar” grubunun, Barış Boyun adına çok sayıda silahlı saldırı, kasten öldürme ve yağma eylemi gerçekleştirdiği ifade edildi.
İddianamede, halihazırda Rusya’da tutuklu olduğu bilinen Beratcan Gökdemir’in, Mart 2024’te Barış Boyun’dan ayrıldığı ve “Daltonlar”ın elebaşısı olarak hareket etmeye başladığı kaydedildi. Gökdemir’in, ele geçirilen haksız kazançların ve silahların adil paylaşılmaması nedeniyle Boyun’dan ayrıldığı yönünde istihbari bilgiler elde edildiği belirtildi.
İddianamede, “Daltonlar”ın bilinen yer altı suç örgütlerinden örgütlenme, insan kaynağı ve suç yöntemleri bakımından belirgin farkları olduğu belirtilerek, “Örgütün üyelerini 15-20’li yaşlar aralığındaki gençlerden seçtiği, bu gençlerin bilgisayar oyunlarıyla yetiştikleri, sokak suç şebekelerini anlatan internet tabanlı dizilerden çok etkilendikleri, suç örgütü elebaşının ve yöneticilerinin sosyal medya platformları üzerinden paylaştıkları video ve fotoğraflarla meydan okumada bulundukları, intikam yeminleri ettikleri, örgüte üye gençlerin adeta ülke içerisinde ‘kamikaze dronu’ gibi kullanıldığı”na dair tespitlere yer verildi.
Gökdemir’in örgütün elebaşılığını, Batın Can Gökdemir, Ahmet Mustafa Timo, Bünyamin Yıkar, Murat Özavşar, Murat Küçükyavuz ve Sinan Memi’nin ise örgütün yöneticiliğini yaptığı anlatılan iddianamede, örgüt elebaşına ve yöneticilerine mutlak bir bağlılık ile itaatin bulunduğu, örgüt elebaşı ve yöneticilerinin verdiği talimatlara harfiyen uyulduğu, bu kişilere “Abi” olarak hitap edildiği, örgüt içinde çok iyi işleyen bir iletişim, savunma ve bilgi toplama sistematiğinin bulunduğu kaydedildi.
Suç örgütünün, kolluk kuvvetinin olası operasyonunu engellemek ya da en az zayiatla atlatmak amacıyla gerek kendi tecrübeleri gerekse medyaya yansıyan polis operasyonlarından edindikleri tecrübeler sayesinde birtakım tedbirler aldığı ifade edilen iddianamede, örgütün yönetim kadrosu ve üyelerinin sürekli üzerlerinde silahla dolaştıkları bilgisi yer aldı.
