DAVUTOĞLU’NDAN İSLAM DÜNYASINA ‘İSRAİL’ ÇAĞRISI: HAMASET DEĞİL, YAPTIRIM GEREKİR
Davutoğlu konuşmasında, D-8’in kuruluş sürecini, Türkiye’nin bu yapıya tarihsel katkılarını ve mevcut jeopolitik gelişmeler ışığında D-8’in karşı karşıya olduğu meydan okumaları çok boyutlu bir perspektifle değerlendirdi. Konuşmanın önemli bölümlerinde hem tarihsel arka plana hem de güncel siyasi sorunlara dair dikkat çekici değerlendirmeler yer aldı.
Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu konuşmasına, D-8’in kurucusu olan eski Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a ve 15 Haziran 1997’deki ilk zirvede yer alan ve bugün hayatta olmayan devlet başkanlarına rahmet dilekleriyle başladı. Davutoğlu, D-8’in bir fikri mimari olarak hayata geçmesinde önemli rol oynayan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün katkılarını da özel olarak andı.
28 Şubat sürecinin, D-8’in kurumsallaşması önünde ciddi bir engel oluşturduğunu ifade eden Davutoğlu, bu dönemi “siyasi baskıların yoğunlaştığı bir zaman dilimi” olarak tanımladı.
Davutoğlu, D-8’in üç farklı düzlemde anlam taşıdığını belirtti: küresel bağlam, İslam dünyası içi bağlam ve Türkiye’nin dış politika vizyonu açısından taşıdığı önem.
Küresel ölçekte, D-8’in, G7 ve daha sonra G8 gibi yapıların karşısında, daha önce sömürgeleştirilmiş toplumların adalet talebini temsil eden alternatif bir oluşum olarak kurulduğunu belirtti. Bu çerçevede D-8’in ekonomik adalet ve iş birliği odaklı yapısının, kurucu liderler tarafından bilinçli bir tercihle oluşturulduğunu kaydetti.
İkinci olarak İslam İşbirliği Teşkilatı’nın geniş yapısı içinde zaman zaman etkisiz kaldığına dikkat çeken Davutoğlu, D-8’in bu anlamda daha etkili ve esnek bir yapı sunmak amacıyla tasarlandığını söyledi. Türkiye’nin bu oluşuma liderlik etmesini ise Soğuk Savaş sonrası dış politika vizyonunun bir parçası olarak değerlendirdi.
Davutoğlu, D-8’in gelişim sürecinde iki kritik eşiğin önemine vurgu yaptı. İlki, 2006 yılında Endonezya’nın Bali Adası’nda gerçekleştirilen zirvede alınan kararla D-8 Daimi Sekretaryası’nın İstanbul’da kurulmasıydı. İkincisi ise 2014 yılında kurulan “D-8 Akil İnsanlar Heyeti”ydi. Bu adımların, örgütün hem kurumsallaşmasını hem de geleceğe taşınmasını sağlayacak hamleler olduğunu belirtti.
