Davutoğlu’ndan milletvekili transferlerine sert tepki: Vefatım halinde tabutuma riyakar siyasetçileri yaklaştırmayın

Davutoğlu’ndan milletvekili transferlerine sert tepki: Vefatım halinde tabutuma riyakar siyasetçileri yaklaştırmayın

Konuşmasına devlet yönetimindeki hiyerarşi ve protokol düzenini eleştirerek başlayan Davutoğlu, bakanlıkların sıralamasının alfabetik olarak yapılmasını “devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan bir telefon fihristi düzeni” olarak nitelendirdi. Başbakanlığı döneminde bu düzeni değiştiremediği için üzüntü duyduğunu belirten Davutoğlu, devletin temeli olan beş bakanlığın (Adalet, İçişleri, Dışişleri, Maliye ve Milli Savunma) protokolde öncelikli olması gerektiğini savundu.

Davutoğlu, “Adalet Bakanlığı devletin mihveridir. Alfabetik sıra, herkesin önde olma arzusuna dayalı objektif bir kriter gibi sunulsa da devlet geleneğine aykırıdır” ifadelerini kullandı.

Yeni atanan Adalet Bakanı’nın yemin töreni sırasındaki bir kareye dikkat çeken Davutoğlu, bir grup başkanvekilinin bakanın omzuna elini koymasını sert bir dille eleştirdi. Davutoğlu, “O el, adaletin üzerine konmuş bir vesayet elidir. Adalet Bakanı, ‘Çek o elini’ diyebilmelidir. Cumhuriyet Başsavcısı iken Akın Gürlek tartışılabilir ama yemin ettikten sonra Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı’dır, üstüne el konulamaz” dedi.

İçişleri Bakanı’na da seslenen Davutoğlu, 90’lı yılların karanlık tablolarını hatırlatan fotoğraflar yerine, Abdülkadir Aksu ve Beşir Atalay gibi isimlerin dönemlerinin örnek alınması gerektiğini vurguladı. Davutoğlu, “Hafızlık güzeldir ancak önemli olan Kur’an’ın manasını yaşamaktır. Çetelerle mücadele mirasınızı, marinalarla anılan dostlarınızdan değil, devlet adamlarından alın” uyarısında bulundu.

Ekonomik krize ve hayat pahalılığına dikkat çeken Gelecek Partisi Lideri, iftar sofrasının maliyetini kalem kalem hesapladı. Tek bir hurmanın 40 lira, bir köftenin 40 lira olduğu bir ortamda asgari ücretlinin ve emeklinin durumuna değinen Davutoğlu, “Biz bu milletin derdini biliriz, halktan kopmadık” dedi.

Kendi malvarlığı ve harcamalarıyla ilgili eleştirilere de yanıt veren Davutoğlu, devlet itibarını korumak adına yaptığı harcamaların gerekliliğini savundu. Eski bir başbakan olarak uluslararası görüşmelerini sürdürdüğünü belirten Davutoğlu, “Benimle çalışanlar bilir, devlet lokması boğazımdan geçmedi. Başbakanlık konutunda ailemin yediği her lokmanın bedeli maaşımdan ödenmiştir” şeklinde konuştu. Eski bakanların görevleri sonrası ticari şirketlerde görev almasını da etik bulmadığını yineleyen Davutoğlu, devlet mührünün ticari bir emtia haline getirilemeyeceğini vurguladı.

Exit mobile version