Bahçeli’den süreç devam ediyor mesajı: Öcalan umuda, Ahmetler makamına, Demirtaş yuvasına…: Ben dönmem bu yoldan
Dervişoğlu, şunları kaydetti:
“Dış politika, haritada çizilen sınırlar kadar; fabrikada yanan ışıkla, tarlada hasatın bereketiyle, limandan çıkan konteynırla ilgilidir. Ama siz, dış politikayı da bir müteahhitlik faaliyeti gibi yürütürseniz; uzun vadeli devlet çıkarı yerine kısa vadeli proje hesabı yaparsanız; Sonuç, stratejik körlük olur. İçeride plan yapamayan bir devlet, dışarıdaki masada da güçlü olamaz. Suriye konusunda bugün gelinen noktada bir gerçeği açıkça teslim edelim: Devlet, bizim dediğimize gelmiştir. Onlar bozdular İYİ Parti yaptı. Bundan emin olabilirsiniz. Sahadaki gelişmeler, aylardır, yıllardır uyardığımız bir hakikati bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur. Şunu artık herkes görmüştür: Suriye’de sonuç üreten şey; laf cambazlığı, komisyon tiyatrosu ya da kişilere atfedilen hayali roller değildir.
1,5 yıldan fazla zamandır yaptığımız uyarılar ortadadır. Mesele terör olunca, sonuç üretecek şey, askerî kararlılıktır, devlet ciddiyetidir, ve sahayı okuyabilen güvenlik aklıdır dedik. İşte durum ortadadır. Ancak, bugün Şam yönetimiyle YPG arasında varılan mutabakatı da doğru okumak mecburiyetindeyiz. Eğer alınan bir mesafe de varsa bu, ne Öcalan’la kurulan muhataplığın, ne de iç siyasete malzeme yapılan akla ziyan söylemlerin ürünüdür. Bu, Türk güvenlik bürokrasisinin kararlılığı ve askerî seçeneklerin masada tutulması sayesindedir. Buradan çok net konuşuyorum: Öcalan’ı muhatap almanın, onu bir pazarlık unsuru gibi sunmanın, ona siyasi bir rol atfetmenin ne kadar akıl dışı, ne kadar ahlaksız ne kadar devlet ciddiyetine aykırı olduğu bizzat sahada görülmüştür.
Türkiye’nin bekası adına, elde edilen ve edilebilecek kazanımların, teröristbaşının yahut yeni yetme Apocuların dahliyle elde edilmediği ve edilemeyeceği açıktır. PKK’nın ve YPG’nin geri adımı, askerî baskı sonucu gelmiştir. Gerisi, sonradan yazılmış masallardır. Şimdi soruyorum: Madem devlet aklı buraya gelebiliyor, madem sahadaki gerçek bu kadar net; şimdi ne yapılacaktır? Aynı ihanet korosunun bu sefer de, YPG’ye mi kredi mi açması söz konusu olacaktır? Yine ehli vatan, aklı başında devlet insanlarını uyarıyorum: PKK’yı, Suriye’de siyasal makyajla yeniden üretmeye çalışan hiçbir modele ve açılıma göz yummayın. Bu milletin evladıysanız buna müsade etmeyin. PKK’yı, tam ve kalıcı biçimde ezecekken, onu dolaylı yollarla yeniden ayağa kaldıracak, hiçbir siyasal manevraya izin vermeyin. Suriye’de yapılması gereken bellidir: Terör örgütünün askerî ve siyasî kapasitesi bir daha dirilemeyecek şekilde tasfiye edilmelidir.
Elinde askerimizin kanı olan unsurların, devlet yapıları içine sızmasına asla müsaade edilmemelidir. Bu dosya, iç siyaset hesabıyla, oy matematiğiyle, ‘süreç’ masallarıyla bir kez daha sulandırılmamalıdır. Buradan altını çizerek söylüyorum: Eğer niyetiniz gerçekten ülkenin güvenliği ve bölgesel istikrarsa; yapmanız gereken şey çok nettir. Devletin sahada kurduğu bu dengeyi, siyasi heveslerle bozmayın. Yanlış muhataplar yaratmayın. Yanlış aktörleri büyütmeyin. Yanlış umutlar dağıtmayın. Suriye’de bugün görülen tablo, bir gerçeği teyit etmiştir: Devlet, kişilerle değil; kurumlarla, kararlılıkla ve güçle sonuç alır. Bizim itirazımız da, ısrarımız da tam olarak buradadır.”
