Dervişoğlu’ndan Bahçeli’ye tepki: Türk milliyetçiliğini temsil etme hakkı yok

Dervişoğlu’ndan Bahçeli’ye tepki: Türk milliyetçiliğini temsil etme hakkı yok

Dervişoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

Türkiye’nin önünü kesmeye çalışan, milletin değerleriyle çatışan çevreler bugün de sahnededir. Üstelik, ülkeyi yönettiğini sananlar da bu karanlık oyunun ortağı konumundadır. Ancak dün nasıl ki işgali reddettik, nasıl ki Müdafaa-i Hukuk diyerek yola çıktık, Kuvayı Milliye ruhuyla bağımsızlık meşalesini yaktıysak; bugün de aynı kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz.

Kimileri Türkiye’ye tuzaklar kuruyor, kimileri her şeyi istediğini yapabileceğini sanıyor olabilir. Ama unutulmamalıdır ki Türk milleti tarih boyunca nice engelleri aşmış, nice kumpasları bozmuştur. Ve bir kez millet iradesi harekete geçtiğinde, onun karşısında hiçbir güç duramaz.

Bir milliyetçi lider çıktı ve Abdullah Öcalan’ı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kürsüsüne davet etti. Ben de ona dedim ki, ‘Cesetlerimizi çiğnemeden o cani başı Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne giremez’.

Türk milliyetçiliği, Devlet Bahçeli’nin tekelinde değildir. O artık bu düşüncenin temsilcisi olma vasfını yitirmiştir. Türk milliyetçiliği bir fikirden öte, Cumhuriyet’in kurucu felsefesidir. Bu değer, bir terör örgütü elebaşının rehberliğinde, siyasal bir araca dönüştürülemez. 25 yıldır ağırlaştırılmış müebbetle cezaevinde yatan birinin yön verdiği bir sürecin parçası olmamıza kimse izin veremez. Benim duruşum nettir; herkes benim sinirlendiğimi, haykırdığımı görmüştür belki ama kimse bugüne kadar eğildiğimi görmemiştir.

Gizli kapılar ardında yeni bir süreç yürütülüyor. Neler olup bittiğini öğrenmek istediğimizde, bize “İmralı’ya giden heyet size bilgi verir” denildi. Biz de açıkça söyledik: “Teröristbaşının talimatlarını taşıyan hiç kimse İYİ Parti’nin kapısından içeri giremez.”

Bu ülkenin gerçek sorumluları bilgi vermek istiyorsa buyursun gelsinler. Cumhurbaşkanı mı gelecek, gelmiyorsa Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı ya da MİT Başkanı gelsin. Bu devletin kurumları varsa, bu süreci milletten gizlememelidir. Ama görünen o ki tek yaptıkları şey İmralı ile yeni bir temas trafiği oluşturmak ve bu temasın adına da “barış” demek.

Exit mobile version