Dalgın, 1993’te Türkiye’nin sosyal ve ekonomik yapısını hatırlattı: “Nüfusumuz sadece 57 milyon, kişi başı milli gelirimiz yalnızca 2.500 dolar, yıllık ihracatımız 15 milyar dolardı.” İnternetin ve cep telefonunun gündemde olmadığını, Amazon denince akla alışveriş değil orman geldiğini belirtti. Özal’ı anlamak için bu arka planı unutmamak gerektiğini vurguladı.
Dalgın, Özal’ın 9 Kasım 1989’daki konuşmasını hatırlattı: “Tam da Berlin Duvarı’nın yıkıldığı gün Cumhurbaşkanlığı yemini etti ve üç temel hürriyet konuşmasını yaptı.” Dalgın’a göre, Özal bu konuşmasında düşünce hürriyetini “millî birliğin vazgeçilmez gereği”, din ve vicdan hürriyetini “saygının göstergesi”, teşebbüs hürriyetini ise “kalkınmanın motoru” olarak tanımladı. “Bugün de geniş hürriyetleri, bunların birbiriyle ilişkili olduğu gerçeğini unutmadan savunmalıyız,” dedi.
Dalgın, Özal’ın devlet anlayışını da günümüzle ilişkilendirdi. Özal’ın “Aslolan devletin zenginliği sonucu milletin zenginliği değil, milletin zenginliği sonucu devletin zengin olmasıdır” sözünü hatırlatan Dalgın, kendi yaklaşımını şu ifadeyle ortaya koydu: “Yeni devlet şeffaf işler ve hesap verir. Kural koyar ve işletir… Yeni devlet eşittir katalizör devlet.”
Bilgi çağını çok erken gören Özal’ın İzmir İktisat Kongresi’nde “önümüzdeki asır ferdin asrıdır, bilgi asrıdır” sözlerine yer veren Dalgın, “Bu kırılma gelişmekte olan ülkeler için çok önemli bir fırsat penceresi aralıyor” dedi. Türkiye’nin sıçrama yapabilmesi için teknoloji ve yetenek temelli büyümeye yönelmesi gerektiğini vurguladı.
Özal’ın sade bir ifadeyle “orta direk” dediği kavrama Aristo’dan alıntıyla yaklaşan Dalgın, günümüzde bu sınıfın daraldığını belirtti. “Mevcut imkanlar kısıtlanıyor… Üstüne üstlük ifade hürriyeti ve hayat tarzı üzerinde baskılar bulunuyor,” dedi. Orta direği yaşatmanın demokrasi, kalkınma ve ortak refah açısından elzem olduğunu ifade etti.
Milliyetçiliğin içeriğinin netleşmesi gerektiğini vurgulayan Dalgın, Özal’ın şu sözünü aktardı: “Milliyetçilik toplumların o anda, kendi yaptıkları işlerle övünebilmesidir.” Dalgın, dünyayla yarışan bireylerin yetişmesini ve başarıların somut verilere dayanmasını önerdi: “Endeks milliyetçiliğini önermiştim.”
Dalgın, Özal’ın dış politikada dengeli, geniş ufuklu ve açık bir vizyon sunduğunu belirtti. Avrupa Ekonomik Topluluğu üyeliği hedefini, Orta Asya ve Balkan açılımlarını hatırlattı. “Milletlerarası medeniyet yarışında mutlaka yerimizi almalıyız” sözünü öne çıkardı.
