Şahin, Türkiye’de ceza infaz kurumlarının toplam kapasitesinin 305 bin 86 kişi olduğunu ifade ederek, mevcut tabloya göre cezaevlerinde resmi kapasitenin 116 bin 121 kişi aşıldığını söyledi.
DEVA Partili Şahin’e göre bu tablo yalnızca fiziki kapasite sorunu değil, aynı zamanda yargı sisteminin işleyişine ve hukuk devleti ilkesine ilişkin daha derin bir krize işaret ediyor.
İdris Şahin, Adalet Bakanlığı’nın kısa süre önce açıkladığı veriler ile güncel sayılar arasındaki farkın dikkat çekici olduğunu belirtti.
Bakanlık verilerinde 401 bin 519 olarak yer alan cezaevi nüfusunun kısa sürede 421 bin 207’ye ulaştığını kaydeden Şahin, bu artışın 19 bin 688 kişilik yeni bir yük anlamına geldiğini söyledi.
Şahin, “İnsan sayısı artıyor, yer daralıyor, denetim zayıflıyor. Buna reform diyebilecek bir mantık henüz icat edilmemiştir; bunun adı en yalın haliyle krizdir” değerlendirmesinde bulundu.
Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde yer alan “gecikmeyen, öngörülebilir ve güven veren adalet” hedeflerine de atıf yapan Şahin, mevcut istatistiklerin bu vaatlerle çeliştiğini savundu.
Şahin, “Kâğıt üzerinde reform şatafatı, cezaevlerinde ise kapasite feryadı vardır” dedi.
Açıklamasında tutukluluk süreleri ve yargılamaların uzunluğuna da dikkat çeken Şahin, hukuk devletinde tutukluluğun istisna olması gerektiğini vurguladı.
