M.Ö. 2. Yüzyılda modern bir kent yaşamı olan Afrodisias, Roma İmparatoru Augustus’un özel himayesine girmiştir. Vergi muafiyeti ve özerklik gibi ayrıcalıkları olan şehir, 15.000 kişiye yakın nüfusuyla Ege’nin en önemli kültür ve ticaret merkezlerinden biri olmuştur. Kentin kalbi olan Afrodit Tapınağı, asırlar boyunca dini ve sosyal yaşamın merkezi haline gelmiştir.
Kentin görkeminin en önemli kanıtı ise 30.000 kişi kapasitesi bulunan devasa stadyumu oluyor. 270 metre uzunluğa sahip olan yapı, antik dünyanın en iyi korunan stadyumlarından biri. Buna ek olarak Hadrianus Hamamı, Sebasteion Tapınağı ve ihtişamlı Tetrapylon kapısı, Roma mimarisinin estetik zirvesine ortaya koyuyor.
Depremlere rağmen mermer yapıların sayesinde ayakta kalan kent, günümüzde modern bir müze kompleksiyle taçlanmış durumda. Afrodisias Müzesi ve Sebasteion-Sevgi Gönül Salonu, kazılardan çıkarılan eşsiz eserleri yerinde görme fırsatı sunuyor. Aşkın, estetiğin ve mimarinin buluşma noktası olan kent, özellikle tarih meraklıları için keşfedilmeyi bekleyen bir açık hava müzesi.
