Safranbolu, sadece tarihi yapıları ve geleneksel evleriyle değil, aynı zamanda safranıyla da ünlü bir ilçe. Yüksek mimar İbrahim Canbulat, 2008 yılından itibaren bu değerli baharatın üretimi ve tanıtımı için büyük bir çaba harcıyor. Safranbolu’da son yıllarda safran üretimi artmış olsa da, gastronomi alanında tam anlamıyla kullanılmıyordu. İbrahim Canbulat, bu eksikliği fark ederek, safranın eşsiz lezzetini tatlı dünyasında değerlendirmeye karar verdi. Sonunda ortaya, hem yerel hem de özgün bir tatlı olan ‘Yanık Safran’ çıktı.
Canbulat, ‘Yanık Safran’ tatlısını yaratırken, safranın nadir ve pahalı yapısını göz önünde bulundurdu. Kilosu 450 bin TL’den satılan safran, Canbulat’ın tarifine girdi ve bu tatlı, Safranbolu’nun gastronomisine yeni bir soluk getirdi. Canbulat’ın amacı, Safranbolu’nun tarihi ve kültürel mirasını safranın eşsiz tadı ile birleştirerek, ilçenin turizmine katkı sağlamaktı. Sonuç, bölgeye özgü bir tatlı oldu ve bu tatlı büyük ilgi gördü.
‘Yanık Safran’ tatlısının artan popülaritesi, tescil edilmesi gerekliliğini ortaya çıkardı. Canbulat, bu lezzetin sadece Safranbolu’ya ait olmasını sağlamak adına üç ay süren bir başvuru sürecinin ardından, Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvuruda bulundu. Sonuçta, ‘Yanık Safran’ tatlısı hem adı hem de yapılış tarzı açısından özgün bulundu ve tescillenerek resmi bir belge aldı.
‘Yanık Safran’ tatlısı, sadece bölge halkı değil, gelen turistler tarafından da büyük ilgi görüyor. Canbulat, tatlının o kadar fazla ilgi gördüğünü belirtiyor ki, birçok büyük grup sadece bu tatlıyı yemek için restoranlarına rezervasyon yapmaya başlıyor. Bu durum, safranın gastronomik değeri konusunda farkındalık yaratıyor ve Safranbolu’nun adını daha geniş bir kitleye duyuruyor.
