İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu da su krizinin temelinde yönetim eksikliği ve plansızlık olduğunu söyledi. Bilim dünyasının kırmızı alarm çalan uyarıları sürerken CHP grubu konuyu Meclis gündemine taşıdı. Hükümete ‘Bu bir milli güvenlik sorunu, gelin tüm siyasi partilerin olduğu bir komisyon kuralım ve politika belirleyerek bunu hep beraber yönetelim’ teklifinde bulunan milletvekilleri, ‘5 yıl sonra nüfusumuzun 4’te 3’ü susuzluk problemi yaşayacak. Dolayısıyla bu bütün memleketin meselesi’ uyarısında bulundu.
Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Akkuş, Van Gölü’nde suyun 30 yılda yaklaşık 2 kilometre çekildiğini ifade ederek, etkin tedbirler alınması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin yarı kurak iklim kuşağında yer aldığını belirten Akkuş, Şubat 2025’te yağışların yüzde 60 azaldığını söyledi.
Türkiye’de artan susuzluk nedeniyle barajlar tek tek kuruyup su kesintileri baş gösterirken, neredeyse çeyrek asırdır kuraklık uyarısında bulunan uzmanlar, ‘su fakirliği’ riskine dikkat çekiyor. Mevcut su krizine, bir milli güvenlik sorunu olarak dikkat çeken CHP’li Veli Ağbaba ise konuyu Meclis’e taşıyarak iktidara ‘Bu bir milli güvenlik sorunu, acilen beraber çözelim’ çağrısında bulundu.
Akdeniz iklim kuşağı ülkesi olan Türkiye, kuraklıktan en çok etkilenen ülkelerden biri. Bilim insanlarının neredeyse çeyrek asırdır su krizine karşı tedbir alması gerektiğini vurguladığı Türkiye için, uyarılar artık kırmızı alarm seviyesine yükselmiş durumda. Birleşmiş Milletler’in bu yıl yayımladığı iklim raporunda, Türkiye’nin su stresi yaşayan ülke konumundan 2030’da ‘su fakiri’ ülke kategorisine geçme riskiyle karşı karşıya olduğu belirtildi. Su fakiri olmak kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının bin metreküpün altına düşmesi anlamına gelirken, mevcut baraj doluluk oranları kritik seviyelerde seyretmeye devam ediyor.
Ülkenin birçok noktasında baş gösteren susuzluk krizinde özellikle İzmir’deki su kesintileri dikkat çekmiş, Çeşme ve Bornova’da başlayan su krizinin ardından, 6 Ağustos’tan itibaren kentte su tüketiminin yoğun olduğu 11 ilçede su kesintileri başlamıştı. Yalova’da ise Gökçe Barajı’ndaki suyun kritik seviyeye inmesi üzerine 26 Kasım’dan itibaren su kesintisi kararı alındı. Son olarak İSKİ verilerine göre, Kasım aynı, son 10 yılın aynı dönemine ait kaydedilen en düşük doluluk seviyesi olarak kayıtlara geçti. Kente su sağlayan 868 milyon 683 bin metreküp kapasiteli rezervuarlarda mevcut su miktarı yalnızca 171 milyon 89 bin metreküpte kaldı. Kuraklık nedeniyle Edirne’de de su kesintileri yaşanırken Adana’da ise su kanalları ve nehre su verilememesi bölgede endişeye yol açıyor.
