Erden Timur tutuklandı mı, şirketlerine neden kayyum atandı? İşte NEF projelerinden ev alanları bekleyen süreç

Erden Timur tutuklandı mı, şirketlerine neden kayyum atandı? İşte NEF projelerinden ev alanları bekleyen süreç

Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu’nun talebiyle alınan bu karar sonrası, NEF markasıyla bilinen dev gayrimenkul şirketinin yönetimi tamamen devlete geçmiş oldu.

Aylardır kamuoyunun gündemini meşgul eden ve temiz eller operasyonu olarak adlandırılan sürecin en önemli halkalarından biri bugün tamamlandı. Erden Timur’un hedefte olmasının sebebi doğrudan bahis oynamak veya oynatmak değil, yasadışı bahis baronlarının elde ettiği devasa kayıt dışı parayı gayrimenkul sektörü üzerinden aklamakla suçlanması. İddiaların merkezinde, bahis baronu Veysel Şahin’in kazandığı kara parayı sisteme sokmak için Timur’a ait projelerden 24 adet lüks daire satın alması yatıyor.

Timur cephesi geçmişte bu durumu ‘Biz binlerce daire satıyoruz, durumu emniyet uyarınca öğrendik ve devirleri durdurduk’ şeklinde savunsa da, savcılık makamı şirketlerin suç gelirlerinin aklanması faaliyetlerinde aktif olarak kullanıldığına kanaat getirerek kayyum sürecini başlattı.

Erden Timur’un iş dünyasındaki yükselişi oldukça dikkat çekici bir hızda gerçekleşmişti. Tarsus Amerikan Koleji ve Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Timur, 2009 yılında kurduğu NEF markasıyla kısa sürede inşaat sektörünün zirvesine yerleşti. 2020 yılında henüz 40 yaşına bile basmamışken 550 milyon dolarlık kişisel servetiyle Forbes’un Türkiye’nin en zengin 100 kişisi listesine girmeyi başardı.

Sadece iş dünyasında değil, Galatasaray’daki yöneticilik kariyeriyle de popüler bir isim haline gelen isim, yaptığı sansasyonel transferler ve Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ile girdiği sert polemiklerle uzun süre spor manşetlerini süsledi. Ancak Dursun Özbek yönetimiyle Florya projesi başta olmak üzere yaşadığı derin fikir ayrılıkları, onu görevinden istifaya sürükledi.

TMSF’nin bir şirkete kayyum olarak atanması, o şirketin iflas ettiği veya kapatıldığı anlamına gelmez; aksine devletin şirket yönetimine el koyarak faaliyetleri güvence altına alması demektir. Bu hukuki hamle, yasadışı para hareketlerini dondurmak için yapılmıştır. Dolayısıyla şirketin kasasına giren ve çıkan tüm paralar artık devlet denetimindedir.

Exit mobile version