CHP Lideri Özel’den “Menemen” Çıkışı: “Hukuksuzluğun Yanında Olmayız”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, daha önce “Bay Erdoğan’la Menemen yapmam” diyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e gönderme yaparak “Menemen de yaptık, Anayasa da yapacağız” şeklindeki sözleri üzerine, Özel’den sert bir yanıt geldi. Özgür Özel, “Biz anayasayı Erdoğan’la yapmayacağız, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapacağız” diyerek konumunu netleştirdi. Kendisi, Erdoğan ile “bırakın anayasayı, menemen bile yapmayacağını” ifade etti.
Bu keskin tavrın gerekçeleri de açıkça sıralandı: Hukuksuz tutuklamalar, İstanbul’da sıkıyönetim ilan edilmiş gibi bir atmosfer, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nın afişleri yasaklaması gibi durumlar. Özgür Özel, mevcut durumu 12 Eylül askeri darbesi sonrası ilan edilen sıkıyönetim dönemleriyle karşılaştırarak, o dönemde bile savcıların bu tür yetkileri kullanmadığını, bu yetkilerin ancak sıkıyönetim komutanlarına ait olduğunu belirtti. “Sıkıyönetim ilan edilen ilde demokrasi yoktur, askeri yönetim vardır” diyerek mevcut tablonun vahametine dikkat çekti. Yayın yasaklamalarına kadar varabilecek bu adımların, bir kişiyi önsel olarak suçlu ilan etmek anlamına geldiğini vurguladı.
Erdoğan’ın Anayasa Komisyonu Tartışması: “Militan AKP’liler Var, Anayasa Hukukçusu Yok!”
Tartışmaların odak noktalarından biri de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kurulan anayasa komisyonu oldu. Kaynaklara göre,(https://www.avazturk.com/) komisyonun yapısı “büyük bir yanılgı içinde” olunduğunun kanıtı olarak gösteriliyor. Komisyonda bir tane bile anayasa hukukçusu olmadığı, aksine “militan AKP’lilerin” bulunduğu iddia ediliyor.
Komisyon üyelerinin, baştan beri siyasette yer almış, belirgin Siyasal İslamcı kimliklere sahip ve 20 yıl boyunca anti-demokratik tutumlar sergilemiş bir heyet olduğu öne sürülüyor. 10 kişilik bu heyetin ortak özelliklerinden birinin avukat olmaları olduğu belirtilirken, dikkat çekici bir detay olarak Hayati Yazıcı’nın Sivas Katliamı’nda “yakanların avukatlığını”, yani “katliamcıların avukatlığını” yapmış olması gündeme getiriliyor. Komisyondaki diğer meslek grupları arasında siyaset bilimci, kamu yönetimi uzmanı, sanayici ve iktisatçı yer alıyor.
Komisyonun yapısı üzerinden, Meral Danış Beştaş’ın “anayasanın mecliste yapılacağı, Erdoğan’ın mecliste olmadığı” yönündeki sözlerinin “büyük bir yanılgı” olduğu savunuluyor. Eleştirilere göre, Erdoğan bizzat bu komisyonu kurmuş ve komisyon üyeleri “hepsi Erdoğan” olarak nitelendiriliyor. Hatta, AKP’li olmasına rağmen Serap Yazıcı gibi isimlerin dahi yeterince “AKP’li” veya “militan” görülmediği için komisyona giremediği iddiası, komisyonun ne kadar partizan bir yapıda olduğunun kanıtı olarak sunuluyor. Bu durumun bir “demagojik manevra” olduğu ve kimseyi kandırmanın mümkün olmadığı belirtiliyor.
“Sivil Anayasa” Kavramı “Saçma”, Mevcut Anayasa 12 Eylül’den Bile Geride!
Yeni anayasa tartışmaları sırasında sıkça kullanılan “sivil anayasa” kavramı da kaynaklara göre “son derece saçma” bir tanım olarak nitelendiriliyor. Hukuk literatüründe sivil ya da askeri anayasa diye bir ayrımın olmadığı, bir anayasanın ya demokratik olduğu ya da olmadığı vurgulanıyor. Bu kavramın, hukuk bilmeyen bir iktidarın kullandığı, “soldan devşirme” bir iddia olduğu öne sürülüyor.
Mevcut Anayasa’nın (2017 Anayasası) demokratikliği hakkında ise sert karşılaştırmalar yapılıyor. Kaynaklara göre, şu anki anayasa 12 Eylül Anayasası’ndan bile daha az demokratik. 12 Eylül Anayasası’nın laiklik çerçevesinin dışına çıkmadığı, kurumları koruduğu ve güçler ayrılığı ilkesini sınırlasa dahi koruduğu belirtilirken, 2017 Anayasası’nın 1921 ve hatta 1908 Anayasası’nın bile gerisinde olduğu iddia ediliyor.
2017’de referandumla kabul edilen bu anayasanın, “ucube rejim”i kurduğu ve bu rejimle ülkenin yönetilemez hale geldiği savunuluyor. Mevcut anayasanın “12 Eylül anayasası” diye yutturulmaya çalışılmasının da bir demagoji olduğu, asıl mevcut anayasanın siviller tarafından yapılan 16 Nisan 2017 anayasası olduğu net bir dille ifade ediliyor. Cumhurbaşkanının üçüncü kez seçilmesinin de “yeni anayasa var” denilerek 2017 Anayasası’na dayandırıldığı hatırlatılıyor.
