Metinde, “Adalet, hukukun üstünlüğüyle, devlet yönetiminin hukuka bağlı ve hukuk önünde herkesin eşit olmasıyla sağlanır. Hukukun üstünlüğü yoksa adalet yoktur” denilirken; hukukun taraflı ve ayrımcı uygulanmasının devletin meşruiyetini ve yurttaşların devlete olan güvenini sarstığı vurgulandı.
Deklarasyonda, 2017 Anayasa değişikliğiyle birlikte yürütmenin kişiselleştiği ve yasama ile yargının yürütmenin kontrolü altına girdiği ifade edildi. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulmamasının hukukun bağımsızlığını zedelediği belirtildi. İltisak ve irtibat gibi kavramlarla yeni suç tanımlarının yaratıldığı, gizli tanık beyanlarıyla tutuklamalar yapıldığı, mahkeme kararı olmaksızın mal varlıklarına el konulduğu gibi uygulamaların insan haklarını ihlal ettiği savunuldu.
Çağrıda, “adalet halkın ekmeğidir” ifadesiyle Bertolt Brecht’e atıfta bulunularak, hukukun olmadığı yerde barış, huzur ve kalkınmanın da mümkün olamayacağı dile getirildi.
Deklarasyonda adalet sisteminin yeniden tesisi için şu talepler sıralandı:
Deklarasyona imza atanlar şu isimlerden oluşuyor:
