Platform adına açıklama yapan Şentürk, aynı kurum bünyesinde görev yapan vekil imamlara iki defa kadro tahsisi yapılırken, fahri öğreticilerin bu sürecin tamamen dışında bırakılmasının “ciddi bir adaletsizlik” olduğunu belirtti. Kadın emeğinin yok sayılmasına sitem eden Şentürk, şu ifadeleri kullandı:
“15 yıldır emeği yok sayılan, görev süresi boyunca kadın-erkek ayrımıyla karşı karşıya kalan biz fahri Kur’an kursu öğreticileri, artık bu adaletsiz yapının sürmesini istemiyoruz. Geç gelen adalet, adalet değildir. Emek verenin hakkını vermeyen sistem sorgulanmalıdır.”
Fahri öğreticilerin çalışma koşullarındaki zorluklara da değinilen açıklamada, “sömürü sistemi” olarak tanımlanan mevcut durum eleştirildi. Öğreticilerin, Diyanet bünyesinde 657 sayılı kanuna tabi olarak kış ve yaz dönemi olmak üzere yılda iki kez istihdam edildiği belirtildi.
Göreve başlamak için KPSS, DHBT (Din Hizmetleri Alan Bilgisi) ve Mülakat puanlarının zorunlu olduğu, 15 yıl hizmet eden bir öğreticinin bu sınav sarmalına 30 defa girmek zorunda kaldığı vurgulandı. Açıklamada, “Aylık 8-9 günlük sigorta, asgari ücretin çok altında maaş ve yarım yatan sigortadan kaynaklı SGK prim borçları çıkarak hiçbir özlük hakkı olmadan hizmet etmekteyiz” denildi.
Platform, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu uygulamalarının kurumun güvenilirliğini zedelediğini belirterek, “Kul hakkı sadece vaazda değil uygulamada da gözetilmelidir. Örnek alınması gereken bir kurum iken 15 yıldır personeline sahip çıkmayan, ayrımcılık yapan bir kurum haline dönüşmesi vicdanları yaralamıştır” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Güçlü aile, güçlü Türkiye” sözlerine atıfta bulunan öğreticiler, şu soruyu yöneltti:
