Kamil Şingin, bakırcılık mesleğine 1980 yılında, Gaziantep Kalesi yakınlarındaki bakırcılar bölgesinde başlamış. O zamandan bu yana el işçiliğiyle ürettiği bakır ürünleriyle kendini geliştiren Şingin, her bir eserinde yılların emeğini ve ustalığını yansıtıyor. Şingin, “Yaptığım ürünlerin tamamı el emeğiyle, kendi tasarımlarım. Bu kadar çok ürünü bir araya getirmek bir günde olacak iş değil; hepsi yılların birikimi ve emeğiyle ortaya çıkmış, kaliteli ürünler” diyor.
Bakır ustası Kamil Şingin’in en dikkat çeken eserleri, zarif ve detaylı işçilikle hazırladığı bakır sürahiler. Şingin, sürahilerin fiyatlarının işçiliğine ve tasarımına göre değiştiğini belirtiyor. “Sürahiler 2 bin TL’den başlıyor ve 40 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. 40 bin TL değerinde olan özel bir sürahi, sanat ve işçilik açısından yüksek bir değere sahip. Bu fiyat, sadece bir eşya için değil, aynı zamanda bir sanat eserine olan değer için veriliyor,” diyen Şingin, her bir sürahinin farklı alıcılar bulduğunu da vurguluyor.
Şingin, yaptığı işçilikle ilgili olarak oldukça titiz olduğunu belirtiyor. Özellikle bakırın kalitesinin, işçiliğin detayları üzerinde büyük etkisi olduğunu ifade ediyor. “0.80 mikron kalınlığındaki ince bir bakıra bu kadar detaylı işçilik yapmak mümkün değil. Ancak 160 mikron kalınlığındaki bir bakır sürahi üzerinde bu detaylı işçiliği yapabiliyoruz,” diyen Şingin, işçiliğin ve sabrın birleşimiyle ortaya çıkan ürünlerin, sonunda bir sanat eserine dönüştüğünü söylüyor.
Bakır işçiliği sadece el becerisi değil, aynı zamanda matematik ve estetik algısını gerektiren bir meslek. Şingin, işçiliğin doğru olabilmesi için motifi çizebilmek için enlem ve boylam çizgilerini doğru belirlemenin önemine dikkat çekiyor. “Motifin geniş alandan dar alana kadar simetrik bir şekilde işlenmesi şart. Eğer bir yerde ölçü tutmazsa, işçilik doğru olmaz. Bu yüzden doğaçlama yeteneğinizin ve görsel algınızın da iyi olması gerekiyor,” diye açıklıyor.
