2022 yılında bahçesinde çalıştığı esnada kullandığı tarım aletine kapılarak yaralanan ve tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelen Osman Altun, fiziksel kısıtlılıklarını bir engel değil, basamak olarak gördü. Devletin sunduğu büyükbaş hayvancılık teşviklerinden yararlanan Altun, aldığı destekle köyünde kendi işletmesini kurdu. Henüz 23 yaşındayken kendi işinin patronu olan genç besici, engelini üretmeye ve başarmaya mani bir durum olarak görmediğini her fırsatta vurguluyor.
Çocukluk yıllarından beri hayvan sevgisiyle büyüdüğünü belirten Altun, mandırasını kurarken en büyük motivasyonunun bu sevgi olduğunu dile getiriyor. Tek bir hayvanla adım attığı besicilikte bugün 7 büyükbaş ve 10 koyuna ulaşan Altun, mandıranın kendisine verdiği manevi gücü şu sözlerle anlatıyor: “Şehir hayatı beni çok sıkıyor, aradığım huzuru sadece burada, hayvanlarımın yanında buluyorum. Fiziksel durumuma rağmen bir şeyler üretebilmek benim için en büyük mutluluk.”
Osman Altun’un girişimci ruhu sadece büyükbaş hayvancılıkla sınırlı kalmadı. Hobi olarak başladığı Hint horozu yetiştiriciliğini profesyonel bir ticaret ağına dönüştüren genç azim abidesi, şu anda kümesinde 100’e yakın horoz barındırıyor. Kaliteli üretimi sayesinde kısa sürede adı duyulan Altun, Türkiye’nin neredeyse her noktasına, özellikle de Doğu Anadolu bölgesine horoz gönderiyor. Taleplerin yoğunluğundan dolayı bazen siparişlere yetişmekte zorlandığını belirten Altun, hobisini karlı bir işletmeye dönüştürmenin haklı gururunu yaşıyor.
Bu zorlu süreçte Osman Altun’un en yakınındaki güç kaynağı ise ailesi oldu. Eşinin her an yanında olduğunu ve işlerini yürütmesinde en büyük payın ona ait olduğunu belirten genç besici, anne ve babasının da tecrübeleriyle kendisine destek verdiğini ifade ediyor. “Gücüm yettiğince devam edeceğim” diyen Altun, gelecekte işletmesini daha da büyüterek engelli bireylerin neleri başarabileceğini tüm dünyaya kanıtlamayı hedefliyor.
