İddialara göre, özellikle 2021-2024 yılları arasında Afrika, Orta Asya ve Orta Doğu kökenli öğrenciler, belirli aracı firmalar vasıtasıyla sisteme dahil edildi.
Paylaşılan WhatsApp yazışmalarında, Tıp ve Diş Hekimliği fakültelerine kayıt yaptırmak isteyen adaylardan 20 bin dolar talep edildiği ve bu öğrencilere “garantili kayıt” vaat edildiği görülüyor.
Skandalın merkezindeki isimlerden biri olan mevcut Rektör Prof. Dr. Arif Özaydın’ın, kontenjanların 4 kişiden 80 kişiye çıkarılmasına itiraz eden Tıp Fakültesi öğretim üyelerine, “Ben rektörüm, istediğimi yaparım” diyerek baskı kurduğu öne sürülüyor.
Önceki dönem Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Balat’ın da usulsüz kontenjan artışlarına destek verdiği ve laboratuvar kapasitesini aşan öğrenci sayısına itiraz eden hocalara mobbing uyguladığı iddialar arasında.
Eski Rektör Ali Gür’ün paylaştığı veriler, üniversitenin kamu ihale mevzuatını baypas ederek Teknopark AŞ üzerinden yürüttüğü karanlık trafiğe ışık tutuyor. Gür, “Arkadaki destekçilerine güveniyorlardı” diyerek, bu usulsüzlüklerin sistematik ve taammüden yapıldığını savundu.
