Gelecek Partili Keskinel: Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi demokratik kurumları zayıflattı

Gelecek Partili Keskinel: Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi demokratik kurumları zayıflattı

2018 yılında yürürlüğe giren ve “Türk tipi başkanlık sistemi” olarak tanımlanan bu modelin, demokrasinin temel direkleri olan kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü ve hesap verebilirlik ilkeleri açısından ciddi sorunlar doğurduğunu belirten Keskinel, mevcut sistemin Türkiye’yi otoriterliğe meyleden bir melez rejime dönüştürdüğünü ifade etti. Uluslararası endeksler ve raporların da bu gerilemeyi açıkça ortaya koyduğunu söyleyen Keskinel, TBMM’nin yürütme üzerindeki denetim gücünü kaybettiğini, liyakat ilkesinin zedelendiğini ve siyasi partilerin bağımsız karar alma kapasitesinin zayıfladığını vurguladı. Keskinel’e göre Türkiye’nin yeniden demokratik standartlara yaklaşabilmesi için, güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş artık ertelenemez bir ihtiyaç.

“2017 Anayasa değişikliği referandumu ile kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, 2018 yılında yürürlüğe girerek Türkiye’nin parlamenter sistemden başkanlık benzeri bir yönetime geçişini sağladı. Resmî söylemlerde bu değişikliğin amacı, yönetimde istikrarın sağlanması, bürokratik engellerin azaltılması ve hızlı karar alma mekanizmalarının oluşturulması olarak açıklandı. Ancak geçen yıllar, bu sistemin vaat edilen hedeflerden çok, demokratik kurumların işleyişini olumsuz yönde etkileyen sonuçlar doğurduğunu göstermektedir.”

Keskinel, uluslararası kuruluşların verilerine de dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Freedom House’un 2024 ‘Freedom in the World’ raporuna göre Türkiye, 33/100 puan ile ‘özgür olmayan’ kategorisinde yer almaktadır. 2025 raporuna göre hükümetin işleyişi üzerinde Cumhurbaşkanının baskısı ve yasama-denetim yetkilerinin zayıflatılması, demokratik değerlere dair ciddi gerilemeleri işaret etmektedir.”

“V-Dem’in Seçim Temelli Demokrasi Endeksi verilerine göre 2023 yılı puanı 0.287 olup, dünya ortalamasının (0.498) oldukça altındadır. Bu, seçim süreçlerinde güvenlik, rekabet ve özgürlüğün ciddi manada zayıfladığını göstermektedir.”

“V-Dem’in Liberal Demokrasi Endeksi’nde ise Türkiye’nin puanı 0.113 olup, dünya ortalaması 0.385 düzeyindedir. Bu seviye hukukun üstünlüğü ve bireysel özgürlükler açısından ciddi bir gerilemeye işaret etmektedir.”

“Economist Intelligence Unit’in 2024 Demokrasi Endeksi’nde Türkiye, ‘otoriter rejimler’ kategorisinde yer almakta ve puanı yalnızca 0.25 seviyesindedir. Ne tuhaftır ki bu dönüşüm, halkın desteğiyle gerçekleşmiştir.”

“Sistemin en dikkat çekici sonuçlarından biri, TBMM’nin yürütme üzerindeki denetim gücünün ciddi şekilde zayıflamasıdır. Parlamenter sistemde hükümet, Meclis içinden çıkar ve Meclis’e karşı sorumludur. Meclis, gensoru, güvenoyu ve soru önergeleri gibi araçlarla yürütmeyi denetlerdi. Oysa yeni sistemde Cumhurbaşkanı hem devletin hem yürütmenin başı konumundadır ve yasama ile yürütme arasında klasik parlamenter bağ ortadan kalkmıştır.”

“Meclis’in yürütmeyi denetleme araçları da kısıtlanmıştır. Örneğin, gensoru mekanizması kaldırılmış, yazılı soru önergeleri ise yalnızca bakanlara yöneltilebilecek şekilde sınırlandırılmıştır. Cumhurbaşkanının kararname yetkisi, Meclis’in yasama alanındaki rolünü gölgelemektedir. Böylece TBMM, halkın temsilcilerinin yürütme üzerinde gerçek anlamda bir baskı unsuru olma kapasitesini büyük ölçüde kaybetmiştir.”

Exit mobile version